Block title
Block content

"İsraf ise şükre zıttır." ifadesini izah eder misiniz? İsraf şükrü nasıl engelliyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şükür, nimetin fark edilip nimeti verene minnet ile teşekkür etmek anlamına geliyor. Nimet fark edilemez ise şükür de edilemez.

İsraf, lüzumsuz yere harcamak, malı ve parayı lüzumsuz yere sarf etmek, ihtiyacından fazla istihlâk etmek ve harcamak, en lüzumlu aslî vazifeleri bırakıp en lüzumsuz veya zararlı şeylerle meşgul olarak, ömrünü veya gençliğini boş yere harcamak anlamlarına geliyor.

İsrafa alışmış bir adam, nimetin değerini ve kıymetini bilemez; değer ve kıymetini bilemediği için de nimetin farkında da değildir. Dolayısı ile nimeti fark edemeyen birisinin de şükürde bulunması mümkün değildir.

Etrafımıza dikkatle bakalım, müsriflerin daima şükürsüzlük içinde olduğunu hatta daima şikayet ettiklerini görürüz. 

Nasıl oruçlu iken aç kaldığımız zaman kuru ekmeğin farkına varıyoruz, ama elimizde her çeşit yemek olduğunda kuru ekmeği idrak etmekte zorlanıyoruz. Aynı bunun gibi, iktisat da varlık ve bolluk içinde bir perhiz ki o bolluk içinde nimetlerin varlığını fark edelim. Yoksa "Ben zenginim, varlık sahibiyim." deyip müsrifce hareket edersek, bolluğun rehaveti ve nefsi şımartması ile kuru ekmeği beğenmeyiz, beğenmeyince de şükür etmeyiz. Ya da kuru ekmekteki şükür noktalarını göremeyiz.  

Mesela, fırın içinde ekmeğin kıymetini bilemezsin, ama kırda bayırda aç kalsan, yarım ekmek için neleri feda etmezsin. İşte iktisat, bolluk içinde de olsa, sana nimetin kıymetini hissettiren bir araçtır.

Müsrif adam nimetin kıymetini bilmediği için, nimete hürmet de etmez şükür de etmez. Şımarık ve bolluk içinde israfa alışmış bir çocuk, asla kıymet bilmez; daima bir üste nazar ettiği için elindeki nimetleri fark edemeyip daima  isyan ve küfranı nimet içinde olur. Bir de terbiyeli ve tutumlu yetişmiş bir çocuk, daima kendisinden aşağı derecede olanlara bakar ve elindeki nimetlerin farkını anlar; hem nimete hem de nimeti verene karşı bir hürmet ve şükür içinde olur.

Özetle, müsrif adam israfı ile nimetlerin kıymet ve değerini idrak edemez. Bolluk içinde olan bir adam nimeti fark edemez, fark edemeyince de hürmet edemez, hürmet edemeyince de şükredemez. Balığın su içinde sürekli olmasından dolayı suyu fark edememesi gibi, israflı bir şekilde nimet içinde yüzen bir adam da nimeti hissedemez, nimeti hissedemeyince de şükredemez.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Nükte | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2371 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

karolin
Açıklamanızdan Ramazan orucunun bir hikmetini de anlamış oldum şöyleki: İnsan oruç tutarak ,nimetin nimet olduğunun farkına varıyor,dolayısıyla da nimetten dolayı Allaha şükür kapısı açılmış oluyor..Eğer oruç tutmazsak,devamlı nimetin içinde olmak;deniz içinde balık olmak gibi bir durum olup suyun nimetiyetini unutturur.Dolayısıyla oruç,şükürdür,iktisattır.. Değil mi?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Doğru bir bakış açısı.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...