"İstemek insaniyetin iktizasıdır." ifadesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ey insanlar! Fâni, kısa, faydasız ömrünüzü bâki, uzun, faydalı, meyvedar yapmak ister misiniz? Madem istemek insaniyetin iktizasıdır; Bâkî-i Hakikînin yoluna sarf ediniz. Çünkü Bâkîye müteveccih olan şey, bekanın cilvesine mazhar olur." (1)

İnsan ebedî bir hayat için yaratılmıştır ve bekaya âşıktır. Hiçbir insan yoktur ki yokluğa, ademe taraf olsun. Üstadımız şöyle buyuruyor:

"Evet, kim kendi uyanık vicdanını dinlerse, 'Ebed, ebed!' sesini işitecektir. Bütün kâinat o vicdana verilse, ebede karşı olan ihtiyacının yerini dolduramaz. Demek o vicdan, o ebed için mahlûktur." (2)

Yani ebediyeti istemek, fani olan ömür ağacımızın sonsuz meyveler vermesini arzulamak insan olmanın gereğidir.

Onuncu Söz’de denildiği gibi; “Fenadan en ziyade müteellim ve bekaya en ziyade müştak” olan insan; canlılar içerisinde, fani olduğunu bilen, ölümü düşünen ve varlığının baki olmasını arzu eden tek varlıktır. İnsanın fıtratına bu arzunun konulması, saadet-i ebediyeye delâlet eder.

Fenâ; “fâni olmak, bu dünyada geçici bir süre için kalmak” demektir. İnsan ruhunda ebediyet arzusu vardır ve insan bu hayatın fâni oluşundan elem çekmektedir. Diğer bütün canlıların ölümden haberleri yokken, insanın bundan haberdar olması onun ebede namzet olduğunun ayrı bir delilidir.

Kabir ile başlayan ebedî hayat için hazırlık yapmanın ilk adımı, ölümü bilmektir. Hayvanların ebedî âlem için çalışmaları söz konusu değildir. Onlar, kendi yaratılışlarına konulan vazifeleri noksansız yapmakla, daima ibadet üzeredirler. Ölümü ve âhireti bilmekle yapacakları fazla bir şey yoktur. Bundan dolayı, onların ölümü bilmeleri kendileri için sadece azap olmaktan öte bir işe yaramaz. Hakîm olan Allah bu yüzden onlara ölümlerini bildirmemiştir.

Eğer ebedî hayat olmazsa insanın da ölümünü bilmesinin bir mânâsı kalmaz. Her işi, her sözü ve her hali âhiret hesabına - sevap yahut günah - meyveleri veren insanın, ölümünü bilmesi kendisi için büyük bir rahmettir.

Dipnotlar:

(1) bk. Lem'alar, Üçüncü Lem'a, Üçüncü Nükte.
(2) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz, İkinci Maksat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...