Bir dakikacık ömr-ü baki içinde bir parçacık bir sohbet-i bakiyenin, dünyaya nur serpmesi, istikbali ışıklandırması, mevcudatın firak ve zevalinden neşet eden yaralara merhem olmasının izahı nasıldır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Her şeyin zevale doğru gittiğini ve kendisinin bu kaideden hariç olmadığını düşünen insan, ebedî hayatını düşünmekle ve o hayat için ibadetler olmak üzere, hayırlı ameller işlemekle teselli bulur. Ruhu o ebedi aleme teveccüh eder, istikbali ışıklanır, mahlûkatın ölümlerinden duyduğu acılar diner.

Bu mânanın en ileri derecesi namazda kendini gösterir. Zira namazda sadece yapılan amel yönüyle bekaya müteveccih olmakla kalınmıyor, Bâkî-i Zülcemâl olan Allah’ın huzuruna çıkmanın, O’na, kendi kelamıyla hitap etmenin, O’ndan yardım dilemenin ve namazın sonunda yine O’na duâ edip yalvarmanın da manevî zevki tadılıyor.

“Bâki-i Hakikî'nin muhabbet, marifet, rızası yolunda bir sâniye, bir senedir. Eğer onun yolunda olmazsa, bir sene bir sâniyedir. Belki onun yolunda bir sâniye, lâyemuttur, çok senelerdir.”(1)

Bu baki sohbetler ruh için büyük bir ferah ve sürur kaynağı oluyor. Üstad'ın şu cümleleri bu noktada çok önemlidir:

“Ey insanlar! Fâni, kısa, faidesiz ömrünüzü bâki, uzun, faideli, meyvedar yapmak ister misiniz? Madem istemek insâniyetin iktizasıdır; Bâkî-i Hakikî'nin yoluna sarfediniz. Çünkü, Bâkîye müteveccih olan şey, bekanın cilvesine mazhar olur.”(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Lem'alar, Üçüncü Lem'a.
(2) bk. age.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...