“İstidat, ihtiyaç ve ızdırar lisanıyla sual edilen her şeye daimi cevap vermek nihayet derecede bir adl ve hikmeti gösteriyor.” cümlesini nasıl anlayabiliriz? Daimi cevap vermek ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu cümlede üç tip duâ nazara veriliyor.

“İstidat lisanıyla duâların” kabulü açıkça görülüyor.Gözün istidadına görme konulmuştur. Bu istidat bir nevi duâdır ve bu duânın kabulüyle, o gözün görmesini sağlayacak ışık yaratılmıştır. Çekirdeklerin, yumurtaların, nutfelerin istidat lisanıyla ettikleri duâların kabulü ile onlardan ağaçlar, kuşlar ve insanlar yaratılmışlardır.

“İhtiyaç lisanına gelince”, bu ihtiyaçları takdir eden de onları temin edecek şartları yaratan da Allah’tır. Mideye açlığı veren O olduğu gibi, o mideyi doyuracak rızıkları yeryüzüne seren ve serpen de O’dur.

“Izdırar lisanıyla duânın” en güzel misali, Hz.Yunus’un (as.) balığın karnında yaptığı o azim münacatıdır ki, onun kurtuluşuna vesile olmuştur. Hz. Yusuf’un kıssasının anlatıldığı İkinci Lem’ada geçen şu ifade çok mühimdir: “Esbab bilküllîye sukut etti.” Yani, sebeplerin tümü ortadan kalktılar, hiçbiri bir şey yapamaz oldular. Hiçbir ümit ışığı kalmadı. İşte buna benzer bir ızdırar haline girenlerin de duâları yine hârika bir sûrette kabul ediliyor.

“Arkadaş! Bilhassa muztar olanların dualarının büyük bir tesiri vardır. Bazan o gibi duaların hürmetine, en büyük bir şey en küçük bir şeye müsahhar ve mutî olur. Evet kırık bir tahta parçası üzerindeki fakir ve kalbi kırık bir masumun duası hürmetine, denizin fırtınası, şiddeti, hiddeti inmeye başlar. Demek dualara cevab veren Zât, bütün mahlukata hâkimdir. Öyle ise, bütün mahlukata dahi Hâlıktır.” (Mesnevî-i Nuriye, Katre'nin Zeyli)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...