"Kabir kapısını zulümat-ı adem ağzı tasavvur ettiğinden; ve eceli, hakikî ahbaplara visal daveti olduğu halde, bütün ahbaplardan firak nöbeti tasavvur ettiğinden..." izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Firak nöbeti; insanın dünyada ölümün her an başına gelecek endişesi ile yaşaması ve dostlarından ebediyen ayrılacağını düşünmesidir.

Mü’min, ölümü ebedî bir saadetin başlangıcı olarak görürken, kâfir ölümü ebedî bir yokluk ve hiçlik olarak görüyor. Allah mü’mine bu güzel zannından dolayı ebedî bir saadet verirken, kâfire de bu kötü zannından dolayı ebedî bir ayrılmak ve yok olmak telaşını ve endişesini veriyor.

Evet, hâdiselere iman ve hidayet gözlüğü ile bakan birisi, her şeyin iyi ve güzel tarafını görür ve onunla mutlu olur.

Evet, iman her şeyi güzel gösteren bir iksir ve bir nurdur. Her kim hakikî imanı elde ederse, dünyada huzur içinde yaşar, ahirette de ebedî saadete nail olur.

Mesela; ölüm mü’min için ebedî saadetin başlangıcı ve kapısı iken, kâfirin gözünde ebedî bir idam ve yok oluştur. Kabir, mü’min için âlem-i ahirete açılmış bir kapı ve cennet bahçesidir. Kâfir için ise, zulümatlı bir kuyu ağzı ve hiçlik kuyusudur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...