Block title
Block content

Kaç çeşit velayet vardır, konu hakkında bilgi verir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Silsile-i Nakşînin kahramanı ve bir güneşi olan İmam-ı Rabbânî (r.a.), Mektubat'ında demiş ki: 'Hakaik-i imaniyeden bir meselenin inkişafını, binler ezvak ve mevâcid ve kerâmâta tercih ederim.'"

"Hem demiş ki: 'Bütün tariklerin nokta-i müntehâsı, hakaik-i imaniyenin vuzuh ve inkişafıdır.'"

"Hem demiş ki: 'Velâyet üç kısımdır. Biri velâyet-i suğrâ ki, meşhur velâyettir; biri velâyet-i vustâ, biri velâyet-i kübrâdır. Velâyet-i kübrâ ise, verâset-i nübüvvet yoluyla, tasavvuf berzahına girmeden, doğrudan doğruya hakikate yol açmaktır.'"(1)

"Velâyet-i suğrâ", en küçük derecedeki velilik demektir. Velayet-i suğra yüksek olmamakla beraber çok uzundur, pek çok perdeden geçmek lazımdır. Allah’ın 1001 (bilinen) isminin ve her ismin 70.000 (yetmiş bin) perdesi bulunduğunu düşünürsek, bin bir ile yetmiş binin çarpımı kadar makamlar vardır, bütün bunları aşmak için çok fazla zamana ve terakkiye ihtiyaç vardır. Burada yol uzun, kerametler çoktur, meziyetler azdır.

Genel olarak, keşif ve keramet, zayıf insanları teşvik için verilen manevi hediyelerdir. Bu hediyeler olmasa insanın bu uzun berzahları aşıp sonuca ulaşması çok zordur. Bu yüzden Allah uzun ve meşakkatli olan bu manevi yolculuğu zevkli ve çekilir kılmak için bir takım ezvak, kerametlerle donatıyor.

Otobüsle yolculuk edenlerin belli aralarda dinlenme tesislerine uğrayıp güzel yemekler yemesi ve güzel içecekler içmesi gibidir, yoksa yol çekilmez hale gelir. Ama uçak yolculuğunda bu dinlenme tesisleri yok, çünkü otobüsle üç günde gidilecek yere uçakla bir saatte gidiliyor. Uçakla yolculuk velayet-i kübra makamını, otobüsle yolculuk velayet-i suğra makamını temsil ediyor.   

Velayet-i kübra, mana olarak en büyük velilik demektir. Allah’ın bize olan yakınlığından inkişaf eden, Peygamber (asm) varisliğinden gelen, kısa ve yüksek olan ve tarikat berzahına uğramadan zahirden hakikate geçen bir velilik mesleğidir.

Bir aynayı güneşe karşı tutalım, güneş aynamızın içine girer, güneş bize son derece yakındır, fakat biz ondan yaklaşık 150 milyon km uzağız; yakınlık onun, uzaklık ise bizimdir; temsilde hata olmazsa, Allah ile kul arasındaki yakınlık uzaklık bu şekildedir. Güneş, bir anda aynada göründüğü gibi, velayet-i kübrada olan insanın kalp aynasında, Allah’ın isimlerinin tecellisi bir anda inkişaf eder.

Velâyet-i vusta; sünnet-i seniyyeye ittibâ etmeyi esas alarak imana ve Kur’ân'a hizmet eden büyük mürşitlerin, asfiyaların ve ulemanın yoludur. Bu sıfatları hâiz olan her zat velâyet-i vustaya mazhardır denilebilir.

Asfiya; sâfiyet, takvâ ve kemâlât sâhibi ve Hz. Peygambere (asm) vâris olup, onun meslek ve gayelerini ihyaya ve tatbike çalışan muhakkik zatlara denir. Bu zatlarda velayetin yanında kuvvetli ilim de bulunur. Yani bir nevi velayet ve ilmin kurbiyet alanında dorukta olduğu şahıslardır. Bu zatlar ilim ve nazar noktasından ihata ve külliyet sahibidirler. Suğra makamındaki veliler gibi bir ismin zıllinde ve etkisinde yalpalamıyorlar.

Özetle, vusta makamında velayetle beraber ilim de hükmeder. Bu makamda olan zatlar manevi sultan oldukları gibi, ilimde de otorite sahibidirler. Bu ilmi imtiyazları ile suğra makamından ayrılırlar.

Velayet kurbiyet ve akrabiyet olarak iki kısımdır. Kurbiyet suğra, akrebiyet ise kübra makamındadır. Vustada olan veliler kurbiyet sahasında olmakla birlikte, ilmi imtiyazları ile suğradan üstündürler.

(1) bk. Mektubat, Beşinci Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...