"Kâinat ömr-ü fıtrîsinden evvel haricî bir tahribata veya Sânii tarafından bir hedm ve kıyamete maruz kalmasa bile, fennî bir hesapla, kâinatın öyle bir günü gelecektir." İzah eder misiniz?
- Fennen böyle bir malumat var mıdır?
Değerli Kardeşimiz;
Kâinatın ölümü de fitrî bir hakikattir. Yani ölümün bütün sebepleri ortadan kalksa bile, kâinat da bir gün mutlaka kıyametin kopmasıyla ölecektir. Her canlı nasıl doğup, büyüyüp ölüyor ise, cansız varlıklar da ölecektir. Cansız varlıkların çok uzun ömürlü olmaları onları ölümün pencesinden kurtarmıyor.
Sönmüş yıldızların, meteorların kara delik tarafından temizlenmesi bir cihetle onların ölümleri oluyor. Birçok canlı türlerinin neslinin yok olması (dinozorlar gibi) türlerin de ölüme mahkûm olduğunun bir ispatı oluyor.
Ömr-ü fıtrî, yani fıtrî ölüm kâinatın bir programı ve hakikatidir. Madenlerin hızla tükenmesi, kaynakların kurumaya başlaması, yaşlılık vesilesi ile birçok unsurun vazifesini yapamaz hale gelmesi (Güneş'in iki leke ile sönmeye başlaması) gibi haller ve işaretler fıtrî ölümün umumî bir kaide olduğunu ispat ediyor.
"Şu kâinatın mevti mümkündür. Çünkü bir şey kanun-u tekâmülde dâhil ise, o şeyde alâküllihal neşvünemâ vardır. Neşvünemâ ve büyümek varsa, ona alâküllihal bir ömr-ü fıtrî vardır. Ömr-ü fıtrîsi varsa, alâküllihal bir ecel-i fıtrîsi vardır. Gayet geniş bir istikrâ ve tetebbu’ ile sabittir ki, öyle şeyler mevtin pençesinden kendini kurtaramaz."
"Evet, nasıl ki insan küçük bir âlemdir, yıkılmaktan kurtulamaz. Âlem dahi büyük bir insandır; o dahi ölümün pençesinden kurtulamaz. O da ölecek, sonra dirilecek veya yatıp, sonra subh-u haşirle gözünü açacaktır."(29. Söz)
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü