"Kalbiyle teslim ve inkıyada, aklıyla iman ve tevhide, kalıbıyla amel ve ibadete mükelleftir." İman mahalli akıl mı kalp mi?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İmanın hem akla hem de kalbe bakan ciheti vardır. Akıl ikna olur, kalp ise tasdik eder. Bunun içindir ki, aklı olmayanın mes’uliyeti yoktur. Nitekim imanın kalpten çıkması da yine akıllara atılan şüpheler ile oluyor. Akıl işin içinde bir tenakuzun olup olmadığına bakar ve neticeyi kalbe havale eder. İkisi de aynı istikamette ittifak ederse, iman sağlamlaşmış olur. Aklın tatmin olmadığı bir iman sarsıntıda ve tehlikede demektir.

Hz. İbrahim (as) yeniden dirilişe iman ettiği halde, aklının anlaması ve kalbinin tatmin olması için Allah'tan bir delil istiyor. Allah ona dört tane kuşu kendisine alıştırmasını ve sonra onları kesip, etlerinin birbirine karıştırarak farklı dört dağın başına bırakmasını, daha sonra ise bu dört dağın ortasına geçip, kesilmiş kuşları yanına çağırmasını bildiriyor. Böylece kesilmiş ve etleri birbirine karışmış olan kuşlar yeniden dirilerek onun yanına geliyorlar. Böylece kalbinin tasdik ettiği konuyu aklı da tatmin olarak kabul etti. Meseleyi bu misal ışığında değerlendirmek mümkündür.

Sualde geçen kısım için tıklayınız: İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi 21-22. Ayet Tefsiri

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 4.054
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...