"Kederli, hodfuruşane, sakil, riyakarane bazı hissiyatı süfliye ve menafi-i cüz'iye hatırı için ihlası kırmak" nasıl oluyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın süfli hissiyatlarından birisi enaniyettir. İnsan bu hissiyat ile kendisini herkesin üstünde görür. Herkesin kendisine müracaat edip takdir etmesini bekler. Bu duygusunu tatmin etmek için kardeşinin hatırını kırmaktan çekinmez. Kendinden daha kabiliyetli ve daha iyi hizmet edenlere karşı husumet besler. Bütün bu hissiyatlar ihlas ve samimiyetin düşmanıdır. Bu hissiyatın hâkim olduğu bir yerde Allah için hizmet olmaz.

Cüz’i bir menfaat, insanın nefis mikrobunu hareket ettirmeye yeter de artar bile... Bu küçük menfaat, ihlas ve samimiyete ciddi zarar verebilir. Şayet kişi, enaniyet ve hissiyat ile hareket ederek cüz’i bir menfaatte boğulursa, o hizmet Allah için olmaktan çıkar, dünya ve menfaat merkezli olur. Bu da samimiyet ve ihlasın kaçması demektir.

"Cüzi menfaat" herkes için faklıdır. Bu, kimisi için madde, kimisi için itibar, kimisi için şöhret arzusu, kimisi için de enaniyettir.

Bütün bunların neticesi ise saadet-i ebediye zararına, mânâsız, lüzumsuz, zararlı, kederli, hodfuruşâne, sakîl, riyâkârâne hallere düşmektir. Yani insan bu cüz’i menfaat ve süfli hissiyat yüzünden ihlası kaçırır ve çok büyük zararlar görür.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...