"Kendi insaniyeti dalalette boğulmayan insan, o hâletten istifade eder. Rahat-ı kalb ile gider." İnsaniyetin dalalette boğulmaması ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Dalalet, “fikren doğru yoldan sapmak, yanlış yola girmek” demektir. Dalalet fırkaları denilince de aklımıza Kur’ân yolundan, şu veya bu şekilde sapma göstermiş yanlış düşünceler, batıl fikirler anlaşılır. Nitekim Üstad Hazretleri Lemeat’ta “Dalâlet fikrîdir; zulümât kalbîdir; israf cesedîdir.” buyurmakla, yanlış düşünceleri fikrin sapıklığına, batıl inançları ise kalbin kararmasına bağlamıştır.

Burada “insaniyetin dalalette boğulması”, insanlık denilen bu büyük nimetin yanlış yorumlanmasını ve dünya hayatının sadece nefsanî arzuları tatminle geçirilmesini ifade eder.

Hayatın ve insanlığın ne olduğu ve nasıl anlaşılması gerektiği konusunda ortaya atılan bütün batıl fikirler, yanlış görüşler, sapık ideolojiler insaniyetin dalâlette boğulması neticesini doğururlar.

Güneş niçin yaratılmışsa hiç şaşırmadan o vazifeyi yerine getirir. Dünya niçin yaratılmışsa o çizgiden hiçbir sapma göstermeksizin seyahatini sürdürür. Bal arısı niçin yaratılmışsa hep o işi görür. Ama insan bu dünyaya imtihan için gönderildiğinden, kendisine cüz’î irade verilmiş, maddî ve manevî bütün cihazlarını nasıl kullanacağı hususunda kendisine yol gösterilmiş, ama bu yolda gidip gitmeme konusunda serbest bırakılmıştır.

İşte Allah ve Resulünün (asm.) gösterdiği yola aykırı düşen bütün hayat telakkileri dalalettir, yanlış yoldur. Bu yollarda yürüyenler tövbe ederek doğru yola girmeyip öylece ölürlerse, manen hayvanlardan çok daha aşağı bir derekeye düşerler. Bu hakikat şu âyet-i kerîmeyle ders verilmektedir:

“...Onlar hayvanlar gibidirler. Tuttukları yol itibariyle onlardan daha sapkındırlar (daha aşağıdırlar).” (Furkan, 25/44)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...