Asrımızı alâkadar eden Ye'cüc ve Me'cüc meselesini tafsilatlı olarak izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ye'cüc ve Me'cüc tarihte yaşamış çapulcu iki kavim olup, her zamanda emsallerine rastlanabilir. Hususen âhir zamanda bunların yeniden ortalığı kasıp kavuracağı, yeryüzünü fesada vereceği anlaşılmaktadır.

Öyle anlaşılıyor ki; Ye'cüc ve Me'cüc’ün anarşizmle çok yakından alâkası vardır. Bu kelimeler, devlet ve iktidarın olmaması, halkın başıboş kalması, devlet ve kanun hâkimiyetinin zaafa uğratılması ile meydana gelen içtimaî keşmekeşler mânâsındadır.

Kur’ân'da bahsi geçen Ye'cüc ve Me'cüc kavimlerinin ortalığı kasıp kavurması, her tarafta fesat çıkarması tam bir anarşi tablosu olduğu gibi, hadis-i şeriflerde de kıyamet alameti olarak Ye'cüc ve Me'cüc'ün yeniden zuhur edeceği ifade edilmiştir.

Bediüzzaman Hazretlerinin; “ Ye'cüc ve Me'cücden daha müthiş olarak ahlâkta ve hayatta zulmetli bir anarşilik ve zulümlü bir dinsizlik fesada ve ifsada başlıyor.” ifadesinden, bu anarşinin sadece maddî planda olmayacağı anlaşılmaktadır. Zaten kalblerdeki anarşidir ki, insanları fesada sevk etmiş, dünyayı kan gölüne çevirmiştir.

Üstad Hazretleri konuyu nazarlarımıza yakınlaştırmak için Mançur ve Moğol kabilelerini misal olarak vermektedir. Âhir zamanda bunların neslinden bir grup ya da başka bir topluluk bunu yapabilir.

Mehdi’nin ne zaman geleceği, Hz. İsa’nın yeryüzüne ne zaman ineceği ve kıyametin ne zaman kopacağı bilinmediği gibi, Ye'cüc ve Me'cüc’ün de tekrar zuhurunun zamanı bilinmemektedir. Daha önce de ifade edildiği gibi, dünya bir imtihan yeridir, bazı şeylerin gizli kalması hikmete mebnidir. Her şey güneş gibi zâhir olsaydı, Ebu Cehil gibi kömür ruhlar ile Ebubekir gibi elmas ruhlar aynı seviyede kalır ve birbirinden tefrik edilmezlerdi. Asırlardır dünyanın dört bir tarafında İslâmiyet'in bayraktarlığını yapan bu vatan evlatlarının böyle bir fitneden mahfuz kalacaklarını Cenâb-ı Hakk'ın rahmetinden ümit ediyoruz.

Bu izahlardan sonra, Ye'cüc ve Me'cüc'le alâkalı malumat:

Ye'cüc ve Me'cüc, Kur’ân-ı Kerim'de (Kehf, 18/94) ve (Enbiya, 21/96) Sûrelerindeki âyetlerde bahsi geçen ve ortalığı fitne ve anarşiye boğan ve boğacak olan bozguncu taifelerin ismidir. Bunlar ayrı ayrı milletler içinde de bulunabilir.

Ye'cüc ve Me'cüc'ün bahsi hadis kitaplarında da geçer. Ezcümle, S.B.M. 789 ve 1372. Hadislerinde; Ibn-i Mâce 36. Kitab-ül Fiten 9, 28, 33. Bablarında; S.M. 8.ci. 52. Kitab-ül Fiten 1. Bab s. 403'de ve başka hadis kitaplarında Ye'cüc ve Me'cüc'den bahsedilir.

Ye'cüc ve Me'cüc hakkında Bediüzzaman Hazretleri, şu malumatı veriyor:

"Ye'cüc ve Me'cüc hâdisatının icmali Kur’ân'da olduğu gibi, rivâyette bir kısım tafsilât var. Ve o tafsilât ise, Kur'ân'ın muhkemâtından olan icmali gibi muhkem değil, belki bir derece müteşabih sayılır. Onlar te'vil isterler. Belki râvilerin karışmasıyla tâbir isterler."

"Evet (Gaybı ancak Allah bilir) bunun bir te'vili şudur ki: Kur'ân'ın lisan-ı semavîsinde 'Ye'cüc ve Me'cüc' nâmı verilen Mançur ve Moğol kabileleri, eski zamanda Çin-i Maçin'den bir kısım başka kabileleri beraber alarak kaç defa Asya ve Avrupa'yı herc ü merc ettikleri gibi, gelecek zamanlarda dahi dünyayı zir ü zeber edeceklerine işaret ve kinayedir. Hattâ şimdi de komünistlik içindeki anarşistin ehemmiyetli efradı onlardandır."

"Evet, ihtilâl-i Fransavîde hürriyet-perverlik tohumiyle ve aşılamasiyle sosyalistlik türedi, tevellüd etti. Ve sosyalistlik ise bir kısım mukaddesatı tahrip ettiğinden aşıladığı fikir, bilâhare Bolşevikliğe inkılâb etti. Ve Bolşeviklik dahi çok mukaddesat-ı ahlâkiye ve kalbiye ve insaniyeyi bozduğundan; elbette, ektikleri tohumlar hiç bir kayıd ve hürmet tanımayan anarşistlik mahsûlünü verecek. Çünkü kalb-i insanîden hürmet ve merhamet çıksa; akıl ve zekâvet, o insanları gayet dehşetli ve gaddar canavarlar hükmüne geçirir. Daha siyasetle idare edilmez. Ve anarşistlik fikrinin tam yeri ise; hem mazlum kalabalıklı, hem medeniyette ve hâkimiyette geri kalan çapulcu kabileler olacak. Ve o şeraite muvafık insanlar ise: Çin-i Mâçin'de kırk günlük bir mesafede yapılan ve acâib-i seb'a-i âlemden birisi bulunan sedd-i Çininin binasına sebebiyet veren Mançur ve Moğol ve bir kısım Kırgız kabileleridir ki, Kur’ân'ın mücmel haberini tefsir eden Zât-ı Ahmediye (Aleyhissalâtü Vesselam) mu'cizâne ve muhakkikane haber vermiş..."(1)

Bu izahlardan Ye'cüc ve Me'cüc'ün Mançur ve Moğollar olduğu, kıyamete yakın tekrar zulüm ve anarşilik ile dünyanın huzur ve sükûnetini bozacakları anlaşılmaktadır.

Yukarıdaki ifadelere ek olarak, Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır ise tefsirinde şu bilgilere yer verir:

"Vaktiyle bir veya iki kavmin hususî ismi olsa da doğrusu, İslâm dilinde herkesin bildiği mânâ şudur: Aslı ve soyu belirsiz, din ve millet tanımaz karma bir insan topluluğudur ki, çıkmaları kıyamet alâmetlerindendir. Yeryüzünü bozacaklardır..."

"Bu sebeple olmalıdır ki, Vehb bin Münebbih ve daha bazı zatlar, Ye'cûc ve Me'cûc'un Yâfis'in çocuklarından iki kabile olduklarını kesin olarak ifade etmişler ve Hicrî III. asırdan sonraki âlimlerden birçokları da bu görüşe dayanmışlardır. Bununla beraber Kur'ân'da, çoğul ifadesi olarak, 'Müfsidûne' denilmesinin, sayıca kalabalık olduklarına işaret olması gerekir. Onun için iki değil, yirmi kabile diyenler olduğu gibi, yeryüzündeki insanların onda dokuzuna kadar Ye'cûc ve Me'cûc'un çok kalabalık olduğunu nakledenler de olmuştur. Ebu Hayyan da bunların sayı ve şekilleri hakkındaki sözlerin hiçbirini sahih haber olarak kabul etmez..." (2)

Bu anarşistlerin kimler olduğu hakkındaki bilgiler bedihî olmamasına rağmen, konu hem Tevrat'ta hem de İncil'de yer almaktadır. İncil'de şöyle geçmektedir:

"Bin yıl tamam olunca, şeytan zindanından çözülecektir. Ve yerin dört köşesinden olan milletleri, Ye'cüc ve Me'cüc'ü saptırmak ve onları cenk için bir araya toplamak üzere çıkacaktır. Onların sayısı denizin kumları kadardır." (3)

Bediüzzaman Hazretleri ise:

"Ye'cüc Me'cüc, Çin-i Maçin'de bulunan Mançur ve Moğol ve Kırgız ve her tarafta bulunan anarşistler ve sosyalistlerin müfritleri olan komünistlerdir." (4)

buyurarak, bunların Büyük Deccalın çıkmalarına zemin hazırladığı ve kendisinden sonra da tahribatları devam edecek olan, Deccalın bakiyyeleri veya müritleri olan "komünistler" olduğunu ifade ediyor.

(1) Şualar, Beşinci Şua.
(2) Yazır, Hak Dini, V/391-392.
(3) İncil, Vahiy, 20:7-11; Krş: Tevrat, Hezekiel, 38, 39.
(4) Sirâcü'n-Nûr, s.2302; Şualar, s. 498.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...