"Küllîyet kesbederek Allah’a yaklaşmayı" nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’a yaklaşma, kulun Allah’ın rızası dairesinde hareket etmesi, isyanlardan ve günahlardan da hassasiyetle kaçınması ile mümkün olur.

“Kulum bana en fazla farzlarla, sonra nafilelerle yaklaşır ...” diye başlayan hadis-i kudsîde, Allah’a yakın olmanın ilk ve en ehemmiyetli adımının farzları işlemek olduğu nazara verilmektedir.

Küllîyet kesbetme konusu, muhtelif risalelerde farklı yönleriyle nazara verilir.

Yirmi Üçüncü Söz'ün İkinci Mebhasının Beşinci Nüktesi külliyet kesbetmenin esaslarını çok harika bir şekilde ders verir.

Aynı Söz'ün İkinci Nükte'sinde geçen şu ifade de doğrudan külliyet kesbetmekle alâkalıdır:

“Evet hakikî terakki ise, insana verilen kalb, sır, ruh, akıl, hattâ hayal ve sair kuvvelerin, hayat-ı ebediyeye yüzlerini çevirerek, her biri kendine lâyık bir vazife-i ubudiyet ile meşgul olmaktadır.”

Buna göre bütün maddî ve manevî duygularını âhiret ticareti için birer sermaye olarak görüp, onların tamamını yaratılış gayesinde kullanan kişi, ubudiyette külliyet kesb etmiş olur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...