Üstad, "elif, lam, mim,.." gibi şifreli harflerin ilmine mazhar mıydı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İKİNCİ ŞAVK: İstikbale ait ihbârât-ı gaybiyesidir. Şu kısım ihbârâtın çok envâı var. Birinci kısım hususîdir. Bir kısım, ehl-i keşif ve velâyete mahsustur. Meselâ, Muhyiddin-i Arabî الۤمۤ - غُلِبَتِ الرُّومُ Sûresinde pek çok ihbârât-ı gaybiyeyi bulmuştur. İmam-ı Rabbânî, sûrelerin başındaki mukattaât-ı hurufla çok muamelât-ı gaybiyenin işaretlerini ve ihbârâtını görmüştür ve hâkezâ... Ulema-yı bâtın için, Kur’ân baştan başa ihbârât-ı gaybiye nev’indendir."(1)

Üstad'ın yukarıdaki ifadelerinden anlaşıldığı kadarı ile Peygamber Efendimiz (asm)'den sonra bazı zatlar da Kur'an şifrelerinden yola çıkarak gelecekten haber vermişlerdir. Muhyiddin Arabî gibi zatlar bu gruba girmektedir. Üstad'ın da bazı risalelerde ayet ve hadislerin şifrelerine (Cifir, Ebced) istinaden birtakım haberler verdiğini biliyoruz. Fakat Üstad'ın yukarıda dediği gibi bunun da çok envaı, çeşitleri vardır. Bir kısmı hususîdir. Bu hususilik daha ziyade Peygamber Efendimize (asm) bakıyor. Bilhassa mukattaa harfleri için geçerlidir. Zira Üstad mukattaa harfleri için şunları söylüyor:

"Surelerin başlarındaki huruf-u mukattaa, İlahi bir şifredir. Beşer fikri ona yetişemiyor. Anahtarı, ancak Hazret-i Muhammed Aleyhissalatü Vesselamdadır."

"Şifrevari şu huruf-u mukattaanın zikri, Hazret-i Muhammed Aleyhissalatü Vesselamın fevkalade bir zekaya malik olduğuna işarettir ki, Muhammed Aleyhissalatü Vesselam, remizleri, imaları ve en gizli şeyleri sarih gibi telakki eder, anlar."(2)

Bu ifadelerden de anlaşılıyor ki, sûrelerin başındaki kesik harfler dediğimiz mukataa harfleri, Allah ile Resulü (asm) arasında bir şifre, bir hususî muhabere şeklidir. Bu yüzden bütün muhtevasını bilmek ancak Allah ve Resulü'ne hastır.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Yirmi Beşinci Söz, Birinci Şule

(2) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara suresi, 1. Ayetin Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...