Kur’ân-ı Kerîm'in "İnsaniyeti saadete sevk eden hakiki mürşidi ve hâdîsi" olmasını izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Yani Kur’ân insanlığı saadete sevkeden hakiki mürşid ve yol gösterici, demektir. Mutluluk, hayatın en temel gayelerindendir. Her insan mutluluğu elde etmek ister. Bu zaviyeden baktığımızda, Kur’ân insanlığı mutluluğa sevk eden hakiki bir mürşid ve en mükemmel rehberdir.

İnsanlığa mutluluğu vadeden felsefi ekoller, -hedonizm misalinde olduğu gibi- ekseriyetle bedene mutluluk vermekten öteye geçemezler. Onların lügatinde “ahiret saadeti” diye bir mefhum olmadığı gibi, “ulvi hazlar” da yoktur.

Kur’ân ise, elimizden tutar, bizi, "saadet-i dareyn" denilen dünya ve ahiret saadetine sevk eder.

“Kalpler ancak Allah’ın zikriyle mutmain olur.” (Ra’d, 13/28) ve emsali ayetleriyle zikir gibi ulvi lezzetleri bize hatırlatır, onlara teşvik eder.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...