"Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânda bazan kudret eserini, sıfat-ı irâde ve sıfat-ı kelâmdan gelir gibi tâbirâtı, gayet derecede sür'at-i îcad ve..." cümlesini devamıyla açar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte bu sırra binâendir ki, Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânda bazan kudret eserini, sıfat-ı irâde ve sıfat-ı kelâmdan gelir gibi tâbirâtı, gayet derecede sür'at-i îcad ve gayet derecede inkıyâd-ı eşya ve musahhariyet-i mevcudattan başka, ayn-ı emir, kudret gibi hükmediyor demektir. Yani, emr-i tekvinden gelen hurûfât, maddî kuvvet hükmünde vücud-u eşyada hükmeder. Ve emr-i tekvînî, âdetâ, ayn-ı kudret, ayn-ı irâde olarak tezâhür eder."(1)

Allah’ın sıfatlarının tecelli ettiği eşya arasında tecelli bakımından letafet ve kesafet farkları vardır. Mesela kesif ve maddî şeyler daha ziyade, Allah’ın kudret sıfatının tecellisidir. Bu yüzden, Allah’ın kudret sıfatının eserleri maddî ve kevnidir. Allah’ın irade ve kelam sıfatları, daha ziyade latif ve manevî âlemlerde caridir. Mesela; suyun kaldırma kuvveti, Allah’ın kudret sıfatına bakarken, bu kuvvetin istikrarı ve kanuniyet ciheti de Allah’ın irade sıfatına bakar. Allah’ın irade sıfatı, kudret sıfatına nispetle icrasını daha çok latif ve nuranî âlemlerde yapıyor.

Allah’ın sıfatlarının herbirisinin galiben tecelli edip, hükmünü galiben icra ettiği arşları ve sahaları vardır. Diğer isimler bunların gölgesinde kalır, bu sıfatın hükmü ve riyaseti altında icrasını devam ettirir. Mesela; irade sıfatının arşı hükmünde olan hava âleminde galip sıfat iradedir, diğer sıfatlar ise; bu sıfatın hükmü ve gölgesi altında tecelli ederler.

"Bir şeyin olmasını murad ettiği zaman, Onun işi sadece 'Ol.' demektir; o da oluverir." (Yâsin, 36/82)

Bu âyette, Allah’ın kudret sıfatı, irade ve kelam sıfatının şekli ve suretinde ifade ediliyor. Bu tarz ifade ve tabirin altında latif ve nuranî âlemler ile kesif ve maddî âlemler arasındaki büyük farka işaret vardır. Yani maddî ve kesif olan âlemlerde kayıt ve şartlar yüzünden, işler ve icraatlar daha ağır işler. Nuranî ve latif âlemlerde ise işler ve icraatlar daha kolay ve daha hızlıdır.

Mesela; su içinde yürümek çok zor iken, ona nispetle daha latif olan hava içinde yürümek gayet kolay ve hızlıdır. Toprak içinde ilerlemek ise ancak tünel kazmak ile olur.

İşte bu latif ve kesiflik arasındaki fark ve ağır şartlar, Allah’ın sonsuz kudreti için geçerli değildir. Allah’ın irade ve kelam sıfatları nasıl latif olan âlemlerde kolay ve hızlı ise; aynı şekilde kudret sıfatı da kesif ve maddî âlemlerde, latif âlemde gibi kolay ve hızlı iş görür. Maddî ve kesif âlemlerdeki kayıt ve hantallıklar, Allah’ın kudretine -hâşâ- tesir edemezler ve mani olamazlar. Allah’ın kudreti karşısında maddî ve kesif bir şey ile latif ve nuranî şey birdir. İşte ayetin ifadesinde bu ince nükte vardır.

(1) bk. Lem'alar, Yrmi Sekizinci Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...