Block title
Block content

Kur'an'ın, nev-i beşerin hikmet-i hakikiyesi olması ile kitab-ı hikmet olması arasındaki fark nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kur’an bir kitap olmasına karşın içinde binlerce kitapları barından külli bir kitaptır. Yani Kur’an cisim ve şahıs noktasından tek bir kitaptır,  lakin mana ve hikmet zenginliği noktasından  binlerce kitap değerindedir.

Hikmet, kuvve-i akliyenin vasat mertebesidir. Hakkı hak bilip imtisal etmek, batılı batıl bilip içtinap etmektir. Müfessirler hikmete otuzdan fazla mana vermiştir. Kur'an'da manası en geniş ve zengin bir kelimedir. Her meslek ve meşrep sahibi kendi mesleğine uygun manalar vermiştir.

Mesela fıkıh ilminde hikmet, helal ve haramı bildiren bir ilimdir, diye tarif edilmiştir. Tasavvuf alimlerine göre hikmet, ledün ve manevi sırlar olarak tarif edilmiştir. Bazı alimler hikmetten kasıt, Peygamberimizin (asv) sünneti demiştir. Hikmet, faydalı ilim ve  peygamberlik anlamına da gelir.

Üstad Hazretleri hikmete  bütün bu manaları kuşatan bir mana vermiştir: İnsandaki akıl kuvvetinin her hususta vasat mertebesine hikmet demiştir.

İnsan aklının üç mertebesi vardır.

Birisi tefrit mertebesi olan gabavettir. Bu mertebede akıl hiçbir şeyden haberi olmayacak kadar işlemeyen ve çalışmayan bir durumdadır. Hakkı ve  batılı idrak edemeyecek bir hamakat derecesidir.

Birisi ifrat mertebesi olan cerbezedir. Bu mertebede ise akıl hakkı batıl, batılı hak gösterecek kadar aldatıcı bir zekaya sahiptir. İnsanları ekseri dalalete atan ve saptıran insanlar, bu cerbeze mertebesinde olan dahi derecesindeki kafirlerdir.

Diğeri ise vasat olan hikmettir. Akıl bu mertebede hakkı hak bilir ona tabi olur, batılı batıl bilip ondan uzak durur. Üstad'ın bu hikmet tarifi diğer müfessirlerin tanım ve tarifinin üstünde bir çatı gibi durup hepsini içine alıyor.

Kur’an’ın insanlığa hakiki hikmet olması, beşeriyete hak ve istikameti her alanda göstermesi anlamındadır. İnsan soyut aklı ile hakkı ve istikameti bulamaz. Bu noktada Kur’an’ın hikmetine, yani rehberliğine muhtaçtır. Kur’an bu hususta, yani her alanda hakkın ve istikametin gösterilmesinde insanlığa hakiki bir hikmet kitabıdır.

İnsanlığa hikmet rehberi olmak ile hakiki hikmet olmak birbirinin uzantısıdır. Hakiki hikmet olmayan bir kitap insanlığa hikmet rehberliği yapamaz. Öyle ise Kur’an insanlığa hem hikmet rehberi hem de kendisi hakiki bir hikmettir. 

Hikmet, kelimesinin manası çok geniş ve ihatalı olduğu için, biz buradaki hikmeti Allah’ın kainatı yaratmasındaki maksat ve gaye şeklinde anlıyoruz. Yani kainat ve insan, nedir? İnsan nereden geliyor, nereye gidiyor ve vazifesi nedir? Bu gibi soruların hakikatli cevabına hikmet-i hakiki diyoruz. Felsefe de bu soruların cevabını aradığı için felsefeye de hikmet denilmiştir.

Kur’an ile felsefe aynı kulvarda rakip iki hikmet rehberidir. Kur’an Allah’ın sonsuz ilminden süzülüp gelen halis bir vahiy iken, felsefe insanın salt aklına dayanan cüzi bir fenerciktir. Şüphesiz Kur’an güneş gibi bir kandil iken, insanın soyut aklına dayanan felsefe ona nispetle cüzi ve nakıs bir fenercik hükmündedir. "Hikmeti hakikiyesi" ifadesinde geçen geçen “hakiki” tabiri bu ikisi arasındaki azim farka işaret ediyor.

Özet olarak, Kur’an insanlığın konumunu, nereden gelip nereye gittiğini ve vazifesinin ne olduğunu eksiksiz ve kusursuz bir şekilde ders veren, halis bir hikmet, kusursuz bir rehberdir. Yani Kur’an insanlığa yaratılış gayesini tam ve eksiksiz bir şekilde tarif eden hakiki bir hikmet levhasıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Kur'an'ın Tarifi, Birinci Cüz | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4339 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...