"Kur’ân’ın takip ettiği makasıd-ı esasiye ve anâsır-ı asliye, ubudiyetle tevhid, risalet, haşir, adalet olmak üzere dörttür. Diğer bahsettiği meseleler ancak bu maksatlara vesilelerdir..." Devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Üçüncü Nükte: Kur’an’ın takip ettiği makasıd-ı esasiye ve anâsır-ı asliye: Ubudiyetle tevhid, risalet, haşir, adalet olmak üzere dörttür. Diğer bahsettiği meseleler ancak bu maksatlara vesilelerdir. Bu itibarla vesilelerde yapılacak tafsilat, ol babdaki kavaide muhaliftir. Çünkü malayani ile iştigal, maksadı geri bırakıyor. Bunun içindir ki bazı mesail-i kevniyede Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyan ihmal veya ibham veya icmal yapmıştır."

"Ve keza Kur’an’ın muhataplarından kısm-ı ekseri avamdır. Avam sınıfının hakaik-i İlahiyenin ince ve müşkül kısmına fehimleri kādir değildir. Ancak temsil ve icmaller ile fehimlerine yakınlaştırmak lâzımdır. Bunun içindir ki Kur’an, kesret ile temsilleri zikrediyor. Ve istikbalde keşfedilecek bazı mesailde de icmal yapıyor."(1)

Kur’ân’ın takip ettiği makasıd-ı esasiye ve anâsır-ı asliye, ubudiyetle tevhid, risalet, haşir, adalet olmak üzere dörttür..."

Kur’an’ın dört ana konusu bulunuyor. Bunlar tevhit inancı ve ibadet, peygamberlik kurumu, ahiret hayatı, adalet ya da diğer adı ile hukuk sistemi.

"Diğer bahsettiği meseleler ancak bu maksatlara vesilelerdir... Bunun içindir ki, bazı mesâil-i kevniyede Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan ihmal veya ipham veya icmal yapmıştır."

Kur’an’ın değindiği diğer konu ve örneklerin hepsi, bu dört ana konuya yardım ve izah amaçlıdır. Kur’an şayet ana konuların dışında kalan diğer konularda çok fazla bir ayrıntıya dalarsa, asıl konu unutulmuş ve ihmal edilmiş olur ki, bu da Kur’an’ın belagat ve icaz kurallarına uygun düşmez.

Mesela, Güneş'in herkes ve her dönem tarafından bilinen lamba ve soba olma yönü bırakılıp içindeki kimyasal bileşenleri uzun uzadıya anlatılsa, o zaman Kur’an hem anlaşılmaz olurdu, çünkü avam bundan anlamadığı gibi diğer dönemin insanları da bunu anlamaz, hem konu dışına çıkıp detaylarla fazlaca meşgul olan fuzuli bir kitap konumuna düşerdi. Ki Kur’an bütün bu kusurlardan münezzeh ve mukaddestir.

"Ve keza, Kur’ân’ın muhataplarından kısm-ı ekseri avâmdır. ... Bunun içindir ki, Kur’ân, kesretle temsilleri zikrediyor. Ve istikbalde keşfedilecek bazı mesâilde de icmal yapıyor."

Kur’an’ın bir başka üstün meziyeti de soyut ve anlaşılması güç konuları temsil ve örneklerle akla yaklaştırmasıdır. Ayrıca kısa ama etkili ifadeler ile avamı sıkmayan ve bunaltmayan bir akıcılığa ve fesahate sahiptir Yüce Kitabımız. Geleceğe ait konuları özetle ve işaretle ifade ederken, imana dair ince konuları temsil ve örneklerle akla yaklaştırıyor.

Mesela, ta o zamanda Kur’an'da elektrik ve uçaktan açıkça bahsetse, o zamanın insanları bunu anlamakta aciz kalacağı için, Kur’an’ı inkar edeceklerdi. Kur’an buna fırsat vermemek için, istikbale ait konuları üstü kapalı işaret ve remizlerle yetindi.

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, On Dördüncü Reşha.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...