"İşte, hayat-ı şahsiyece bu derece muzır olan adavete ve fikr-i intikama, eğer şahsını seversen yol verme ki kalbine girsin. Eğer kalbine girmişse, onun sözünü dinleme." cümlelerini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte, hayat-ı şahsiyece bu derece muzır olan adavete ve fikr-i intikama, eğer şahsını seversen yol verme ki kalbine girsin. Eğer kalbine girmişse, onun sözünü dinleme. Bak, hakikatbîn olan Hâfız-ı Şirazî’yi dinle: دُنْيَا نَه مَتَاعِيسْتِى كِه اَرْزَدْبَنِزَاعِى Yani, 'Dünya öyle bir metâ değil ki nizâa değsin.' Çünkü fâni ve geçici olduğundan kıymetsizdir. Koca dünya böyle ise, dünyanın cüz’î işleri ne kadar ehemmiyetsiz olduğunu anlarsın." (Mektubat, Yirmi İkinci Mektup, Birinci Mebhas.)

İnsan kendi şahsi âleminde mesut ve bahtiyar olmak istiyor ise, düşmanlıktan ve kin tutmaktan vazgeçmelidir. Zira düşmanlık ve kin öyle bir ateştir ki, sadece düşmanı değil, düştüğü kalbi de yakar. Öyle ise insan düşmanlık hissinin kalbine girmesine mani olmalı, şayet bir şekilde kalbe sızmış ise onu fiiliyata dökmeme hususunda direnmelidir.

Üstad Hazretleri bu düsturda, fıtraten kindar ve mizaç itibariyle düşmanlık hissi kuvvetli adamlara, hangi şartları yerine getirirlerse bu hallerinden mesul olmayacaklarını tarif ediyor. Zira insanın fıtratını söküp atması veya mizacını değiştirmesi imkânsızdır. Öyle ise bu gibi insanlar ne yapmalı ki, o günahlara girmesinler.

Üstad Hazretleri, böyle kötü sıfatlara sahip olanların, fena ahlaklarını fiiliyata dökmemeleri, dedikodu ve gıybet gibi haram şeylere bulaşmamaları ve kusurlarını görmeleri halinde kendilerine zarar vermeyeceğini ve mesul olmayacaklarını ifade edip yol gösteriyor.

Mesela, bir adama karşı çok büyük bir kinimiz ve düşmanlığımız var. Bu düşmanlık ve kinimizi de içimizden söküp atamıyoruz. Bu durumda nasıl hareket etmeliyiz ki, hem ona hem de kendimize zarar vermeyelim.

Birincisi; o adama su-i hulk ve fena haslet eseri göstermemek, ona kötü muamelede bulunmamak, fena şeyler yapmamak, maddi ve manevi olarak zarar vermemektir.

İkincisi; gıybet gibi şeylerle ve muktezasıyla amel etmemek; yani onu arkadan çekiştirmemek ve dedikodusunu yapmamaktır.

Üçüncü olarak da kişinin kendi kusurunu anlaması, hatalı olduğunu bilip, Allah’a sığınmasıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 13.699
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...