"Madem Süleyman Efendinin Mevlidi rağbet-i ammeye mazhariyeti delaletiyle, o zat ehl-i velayettir ve ehl-i hakikattir; elbette irae ettiği mana sahihtir." Ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Mirac-ı Nebeviyedeki maceralardan birisi, Cenâb-ı Hakkın Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâma karşı muhabbet-i münezzehesi, 'Sana âşık olmuşum' tabiriyle ifade edilmiş. Şu tabirat, Vâcibü’l-Vücudun kudsiyetine ve istiğnâ-yı zâtîsine, mânâ-yı örfî ile münasip düşmüyor."

"Madem Süleyman Efendinin Mevlidi rağbet-i âmmeye mazhariyeti delâletiyle, o zât ehl-i velâyettir ve ehl-i hakikattir; elbette irâe ettiği mânâ sahihtir. Mânâ da budur ki:"

"Zât-ı Vâcibü’l-Vücudun hadsiz cemâl ve kemâli vardır. Çünkü, bütün kâinatın aksâmına inkısam etmiş olan cemâl ve kemâlin bütün envâı, Onun cemâl ve kemâlinin emâreleri, işaretleri, âyetleridir." (Mektubat, 24. Mektub, İkinci Zeyl)

Bu değerlendirme, Üstad Bediüzzaman'ın Mektubat adlı eserinde geçmektedir ve İslam kültür coğrafyasında çok önemli bir yere sahip olan Vesîletü'n-Necât (Halk arasında bilinen adıyla Mevlid-i Şerif) kitabının yazarı Süleyman Çelebi Efendi hakkındadır.

Bediüzzaman bu tespitiyle, sosyolojik bir vakadan hareket ederek manevi ve hakiki bir hakikate ulaşır. İfadenin barındırdığı derin manaları şöyle açıklayabiliriz:

Kavramların Analizi

Süleyman Efendi: 15. yüzyılda Bursa'da yaşamış, Peygamber Efendimiz'e (asm) olan derin sevgisini anlattığı ünlü Mevlid'i yazan zat (Süleyman Çelebi).

Rağbet-i Âmme: Toplumun genelinin, halkın tamamının gösterdiği büyük ilgi, sevgi ve kabul.

Ehl-i Velâyet ve Ehl-i Hakikat: Veli bir zat, ayrıca kalbî ve manevi mertebelerde yükselmiş, hakikate ulaşmış samimi mümin.

İrâe Ettiği Mana: Gösterdiği, ifade ettiği, şiirlerinde anlattığı manalar ve hakikatler.

Vecizenin Özü ve Mesajı

Bediüzzaman Hazretleri, bir eserin yüzyıllar boyunca toplum tarafından bu kadar çok sevilip benimsenmesini rastgele bir olay olarak görmez. Buradaki mantık silsilesi şu şekildedir:

Halkın Kabulü İlahi Rızanın Delilidir ("Rağbet-i âmmeye mazhariyeti delâletiyle"):

Süleyman Çelebi’nin yazdığı Mevlid, saraydan köye, alimden avama kadar yüzyıllardır her kesim tarafından sevilerek, ağlanarak ve büyük bir coşkuyla okunmaktadır. İslam alimleri arasında bir kural vardır: "Ümmetin bir şeyi güzel görüp hüsnükabul göstermesi, o şeyin Allah katında da makbul olduğunun bir işaretidir (ihlasın neticesidir)." Bir esere milyonlarca kalbin bu denli bağlanması, o esere verilen ilahi bir lütuftur.

Samimiyet ve Velayet Tasdiki:

Bir eserin bu kadar uzun ömürlü ve tesirli olması, yazarının sadece edebi dehasıyla açıklanamaz. Bu durum, Süleyman Efendi'nin ihlasına, yani eseri tamamen Allah rızası ve Peygamber (asm) sevgisi için yazdığına delildir. Bediüzzaman, bu muazzam rağbeti şahit göstererek, Süleyman Çelebi’nin sıradan bir şair değil, büyük bir veli ve hakikat dâhisi olduğunu söyler.

Anlatılan Hakikatlerin Doğruluğu ("Elbette irâe ettiği mânâ sahihtir"):

Süleyman Çelebi, Mevlid'inde Peygamber Efendimiz’in (asm) yaratılışını, dünyaya gelişini, miracını ve ümmetine olan düşkünlüğünü çok yüksek ve bazen akılların zorlandığı manevi mertebelerle anlatır. Bediüzzaman (mealen) der ki:

"Madem bu zat ilahi bir kabul görmüş bir velidir; öyleyse şiirlerinde mecaz gibi görünen veya derin manevi perdelerin arkasından fısıldadığı o şemâil ve hakikat tasvirleri doğrudur, sahihtir ve asılsız değildir."

Özetle: Milyonların kalbinde taht kuran bir eser, arkasındaki ihlasın ve o yazarın velayetinin imzasıdır. Süleyman Çelebi'nin Mevlid'i, ümmetin ortak kalbinin tasdikinden geçmiş hakiki ve sahih bir muhabbet belgesidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 44
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...