"Mağrib zamanı ise, güz mevsiminin âhirinde pek çok mahlûkatın gurubunu, hem insanın vefatını, hem dünyanın kıyamet iptidasındaki harabiyetini ihtar ile tecelliyât-ı celâliyeyi ifham ve beşeri gaflet uykusundan uyandırır, ikaz eder." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Mağrib zamanı ise, güz mevsiminin âhirinde pek çok mahlûkatın gurubunu, hem insanın vefatını, hem dünyanın kıyamet iptidasındaki harabiyetini ihtar ile tecelliyât-ı celâliyeyi ifham ve beşeri gaflet uykusundan uyandırır, ikaz eder." (1)

Mağrip, akşam vakti anlamına geliyor. Akşam vakti ise, gündüze dair ne varsa her şeyin bitişini ve sonlanışını sembolize ediyor.

Akşam vakti gün olarak gündüzün bitişini, yıl olarak senenin bitişini, mevsim olarak sonbaharı ve bütün canlıların ölüşünü, insanın ömründe ölümü, dünyada ise kıyamet öncesi yıkılışı akla getiriyor. Bunlar da Allah’ın celal sıfatının birer tecellileri oluyorlar.

Nasıl Allah’ın cemal sıfatı ilkbaharda bitki ve hayvanata hayat veriyor ise, celal sıfatı da sonbahar mevsiminde bitki ve hayvanatın hayatlarını tekrar geri alıyor.

Cemal sıfatı insanı yoktan var edip sayısız nimetlere mazhar ediyor ise, celal sıfatı da bu nimetleri ölüm vesilesi ile teker teker geri alıyor.

Cemal sıfatı dünyayı ve kainatı bir düzen olarak kuruyor ise, celal sıfatı da ölüm anlamına gelen kıyamet ile bu düzenleri tekrar geri yıkıyor.

İşte bütün bu manalar akşam vakti ile sembolize ediliyor ve mağrip namazının vakti bu dehşetli gerçekleri bize ihtar ve ikaz ediyor. Celal sıfatı ve tecellileri, insanı gaflet uykusundan uyandıran birer ikaz birer ihtar oluyorlar. İnsanın ve her şeyin bitişini, her şeyin helak olacağını, ancak Vahid ve Kahhar olan Allah'ın ebedi olduğunu, bu nedenle Ona yönelmemiz gerektiğini ve yalnız Ona kul olmamız gerektiğini ikaz eder. Namazı bu şuurla kılarsak, hayatın uyutucu gafletinden kendimizi kurtarırız.

(1) bk. Sözler, Dokuzuncu Söz, Dördüncü Nükte.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yükleniyor...