"Bir hazine-i ebediyeye, bir saray-ı saadete açılan bir kapıya çeviriyor diye ihbar eden ve emarelerini ve asârlarını gösterdikleri halde..." deniyor. "Emare ve  âsâr" ne anlama geliyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ahiretin varlığına dair getirilen bütün delil ve ispatlar bu emare ve asar kapsamına girerler. Ayrıca peygamberlerin göstermiş olduğu bütün mucizeler ve akli ispatlar da bu kapsamda değerlendirilebilirler.

Mesela sağlam bir düzen ve intizam, ancak ceza ve mükafat temelinde durur. Bir düzenin ceza ve mükafat olgusu yok ise, o düzen önemsiz ve vahi bir seviyede kalır. Yani neticesi ve sonucu olmayan kısır bir döngüye çevrilir.

Güneşin bir intizam içinde dönmesinde ahiret aleminin büyük bir katkısı vardır. Zira bu kainat ahiret aleminin bir vitrini gibidir. Vitrindeki nizam ve intizam da arkasındaki asıl maksada işaret ve hizmet eder. Yani mağazadaki vitrinin güzel ve ahenkli olması, arkasındaki asıl malları pazarlamak içindir. Yoksa sırf müşteriye bir hava olsun diye vitrine bir nizam ve ahenk verilmez.

Yine varlıkların yaratılışında gözlenen hikmet ve faydalar sonsuz mutluluğa, yani ahiret alemine işaret ve beşaret eder.

Hakîm, hikmetle muttasıf olan ve mevcudatın hakikatine ve hikmetlerine vâkıf olan, iş ve emirleri hikmetli ve yanlışsız olan demektir. Bu ismin ana noktası, her şeyin hikmetli ve faydalı yaratılmasıdır. Allah bu isminin gereği olarak bütün kainatı ve mahlukatı hikmet ve faydalar ile donatmıştır. Bir ağaca dalları ve çiçekleri adedince menfaat ve faydalar takmıştır. Bir azaya yüzlerce vazife ve hikmetler takarak Hakim isminin manasını ve gereğini şuur sahiplerine izhar ve ilan ediyor.

Sonsuz hikmeti eserleri ile sabit olan Allah’ın, ahiret yurdunu kurmayıp, insanları yokluk ve hiçlik kuyusuna atması Hakim ismi ve hikmetle bağdaşmaz. Yani Hakim ismi ve hikmet manası ahiret yurdunun kurulmasını iktiza edip istiyor. Ahiretsizlik hikmetsizliktir. Allah ise hikmetsiz iş yapmaktan mukaddes ve münezzehtir.

Allah bu dünyayı tanzim ederken, ahiretin gerekliliğine ve ona işaret olacak bir şekilde tanzim etmiştir. Dünya ahirete bir vitrin ve numune olmasından, Allah’ın isim ve sıfatlarına işaret ediyor, ama tam mazhar olamıyor. Dünyada tecelli eden isim ve sıfatlar kurgu ve vazife olarak kemaldedir, ama bütünü ile tecelli etme noktasında kemalde değildir. Zira isim ve sıfatlar tecelli ederken, kendi sonsuz mana ve kemalini gösterme meylinde iken, başka bir isim onu mizana çeker, genel maksadı ve gayeyi bozdurmaz, onu sınırlandırır. Bu da o isimlerin kemali ile tecelli edeceği bir saha ister ki, bu saha ancak ahiret hayatıdır.

Hakim isminin tecellisi olan hikmeti genel intizam içinde değerlendirirsek, kemaldedir ama sadece kendi manası açısından bakarsak, ahirete nispeten tam tecellisinin görünmediği yerler vardır. Gerçi o da başka bir hikmete bakar. Mesela ebedi yaşama arzusunu insanın fıtratına hikmet takmış, ama ölümü de yaratmış. Sadece bu açıdan bakacak olursak ya da ahireti hariç tutarsak, hikmetsiz bir durum gibi olur, ama genel intizamın tamamı açısından bakarsak, yani diğer isimlerin de işin içinde olduğunu düşünürsek, hikmetin kemalde olduğunu anlarız.

Tabiri caiz ise, bir yatırımcı, bütün sermaye ve birikimini vitrin ve numuneye yatırmaz. Asıl işi için harcar, ama asıl işini iyi tanıtacak ve reklamını tam yapacak bir vitrini de mükemmel olarak tanzim eder. Allah dünyayı ahiretin bir vitrini şeklinde tanzim ettiği için, dünyadaki bütün sistem ve işler ahiretin tanıtımı ve reklamı için düzenlenmiştir. Öyle ise isim ve sıfatlar bu dünya vitrininde kafi derecede tecelli ederken, asıl yerde, yani ahirette ise tam tecelli edecektir. Hakim ismine de bu nazarla bakarsak, her şeyi hikmet ile yaratan Allah, her hikmeti ile ahirete işaret ediyor diyebiliriz.

Mesela, beka duygusunu verip, bu duyguyu tatmin edecek ahireti icat etmemek Allah’ın sonsuz hikmeti ile bağdaşmaz. Öyle ise Hakim ismi ahireti gerektirir, denilebilir. Bu ölçüyü diğer bütün hikmet ve duygulara da tatbik edebiliriz. Gözü verip, gözün göreceği manzaraları yaratmamak nasıl hikmetsizlik ise, gözün fena ve zevale mahkum olması da aynı derecede hikmetsizlik olur. Hikmete uygun olan ise, gözün cennette ebedi manzaralara ebedi bir şekilde entegre olması ile mümkündür...

İşte bu ve buna benzer sayısız emare ve asarlar, hepsi ahirete ve ahiretin dünyadan istediklerine işaret ediyor ki, bize bu emare ve asarları peygamberler ders veriyor ve İslam’ın hakkaniyetini kati bir şekilde bize gösteriyorlar. Bu ispatlar karşısında insanın yapacağı tek seçenek, iman ve ibadettir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yorumlar

mabdullah
Maşaallah, tam ikna edici, çok güzel bir cevap... Allah razı olsun.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...