"Mağrur ve muannid enaniyetlilere karşı, haklı bir surette ve sırf kendisini müdafaa ve muhafaza etmek için benlik göstermek lazım geliyor." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Gerçi benlik, enaniyet çirkindir; fakat mağrur ve muannid enaniyetlilere karşı, haklı bir surette ve sırf kendisini müdafaa ve muhafaza etmek için benlik göstermek lazım geliyor." (Şualar, On Dördüncü Şuâ)

Bediüzzaman Said Nursi’nin On Dördüncü Şuâ’da, yani Afyon mahkemesi müdafaaları döneminde dile getirdiği bu hakikat, normal şartlarda kötü ve çirkin kabul edilen bir hasletin (enaniyet / benlik), hangi istisnai durumlarda bir meşru müdafaa ve izzet-i imaniye duruşuna dönüştüğünü açıklar.

Bu veciz tespiti şu üç temel boyutta tahlil edebiliriz:

Aslolan Mütevazı Olmaktır (Benlik Çirkindir):

İslam ahlakında ve Risale-i Nur’un mesleğinde enaniyet, kibir ve gurur bütünüyle çirkindir ve reddedilir. İnsanın kendi nefsinde karşı her zaman kusurlu, aciz ve fakir olduğunu bilmesi; ihlasın ve kulluğun en temel gereğidir.

Mütekebbirlere Karşı Vakur Duruş (Mağrur ve Muannid Enaniyetliler):

Karşınızda hakkı kabul etmeyen, inatçı (muannid) ve kibirli (mağrur) insanlar varsa, onlara karşı aşırı tevazu göstermek zillet doğurur. Peygamber'imizin (asm) hadislerinde olup, ahlak kaidelerinde de çokça ifade edilen:

"Mütekebbire karşı tekebbür sadakadır." (Münâvî, Feyzü'l-Kadîr, IV, s. 366/5299)

ifadesi gereği karşıdaki kibriyle ezmeye çalışırken ezilmemek, hakkın ve imanın izzetini korumak bir zorunluluktur.

Meşru Müdafaa ve Muhafaza:

Buradaki benlik gösterisi, nefsin gururunu okşamak veya üstünlük taslamak için değil; sırf hakkı, davanın şerefini ve kendini haksız tecavüzlerden müdafaa ve muhafaza etmek içindir. Afyon mahkemesi gibi dehşetli baskıların olduğu bir vasatta, zalimlerin dize getirme ve sindirme politikalarına karşı dik durmak, geri adım atmamak ve haklılığını haykırmak iman kalesini korumaktır.

Özetle; normalde zehir hükmünde olan benlik, hakkı ayaklar altına almak isteyen kibirli ve inatçı düşmanlara karşı bir panzehire, yani imanın ve hakikatin izzetini koruma kalkanına dönüşür. Buradaki gaye nefsani bir büyüklük yarışı değil, hakkın boyun eğmez duruşunu göstermektir.

İlave bilgi için tıklayınız:

- ENE, GURUR, KENDİNİ BEĞENMEK, KİBİR

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 34
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...