Dünyayı tahkir eden dört sınıfı açar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Birincisi: Ehl-i marifettir ki, Cenâb-ı Hakk'ın marifetine ve muhabbet ve ibadetine sed çektiği için tahkir eder."

Bu dünya, yaratılış gayemiz olan Allah'ın isim, sıfat ve şuunatını bilmeye ve onlarda derinlik kazanıp O’na yaklaşmaya ve O’nu sevmeye mani olduğu için, ehl-i marifet tarafından tenkit ve tahkir edilmektedir. Dünyayı tahkir etmenin manası dünyevî işlerden tamamen çekilmek demek değildir. Tahkir, hakir görme ve önemsiz addetme demektir. Bu tahkir, ahirete göredir. Nitekim, A'lâ Sûresi 17. Âyet-i kerîmesinde mealen şöyle buyrulur: “Hâlbuki ahiret, daha hayırlı ve daha bakidir.”

Dünya için baki kelimesi devam manasında kullanılır. Ebedî hayat yanında dünya hayatının devam ve bekası çok noksan kalır. İşte ehl-i marifetin dünyayı tahkir etmeleri, bu fani âlemde çok daha fazla yaşamaya ve onun nimetlerinden daha fazla faydalanmaya fazla önem vermemeleri mânasındadır.

"İkincisi: Ehl-i âhirettir ki, ya dünyanın zarurî işleri onları amel-i uhrevîden men ettiği için veyahut şuhud derecesinde imanla cennetin kemâlât ve mehâsinine nisbeten dünyayı çirkin görür..."

Bütün ömrünü ahiret hayatı namına en güzel şekilde değerlendirmek isteyen ehl-i ahiret de dünyanın birçok problemleriyle karşı karşıyadırlar. Bu zâtlar, onları aşmak için harcadıkları zamanı zarar telakki ederek dünyayı tahkir ederler. Veya Üstad'ın ikinci şık olarak nazara verdiği gibi, onlar cennetin kemâlatına ve güzelliklerine öyle kuvvetli bir yakin ile iman etmişlerdir ki, problemsiz bir hayat dahi olsa cennet hayatına nisbetle gölge kadar zayıf kalacağından, o bahtiyar zevat dünya hayatını hakir görür ve her şeyleriyle ahiret için çalışırlar.

"Üçüncüsü: Dünyayı tahkir eder, çünkü eline geçmez. Şu tahkir dünyanın nefretinden gelmiyor, muhabbetinden ileri geliyor."

Üstadımızın şu misalini nakletmekle iktifa edeceğiz:

“Şöyle ki, bir dünya güzeli, bir zaman kendine âşık olmuş adi bir adamı huzurundan kovar. O adam kendine teselli vermek için, 'Tüh, ne kadar çirkindir!?' der, o güzelin güzelliğini inkâr eder.”(1)

"Dördüncüsü: Dünyayı tahkir eder; zira dünya eline geçiyor, fakat durmuyor, gidiyor. O da kızıyor. Teselli bulmak için tahkir eder, 'Pistir!..' der. Şu tahkir ise, o da dünyanın muhabbetinden ileri geliyor."(2)

Bir makama belli bir süre için getirilen adam, ilk günlerde tebrikleri kabul eder. Birkaç yıl o makamın nefse hoş gelen lezzetleriyle oyalanır, daha sonra ayrılık günleri yaklaştıkça o makama olan sevgisi kızmaya dönüşür. Bir önceki şıktaki dünya güzeli misali o da o makamı tahkir etmekle teselli bulmak ister.

Dipnotlar:

(1) bk. age., Onuncu Söz, Dördüncü Hakikat (Haşiye-2).
(2) bk. age., Otuz İkinci Söz, İkinci Mevkıf.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...