Mahlûkatın özellikleri ve vasıfları; Cenab-ı Hakk’ın zât, sıfat, esmâ, şuunât-ı İlâhîyesine göre izafi ve nisbi mi kabul ediliyor? İzah edebilir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Elhasıl: Nasıl imkândan vücub görünüyor; infialden fiil ve kesretten vahdet-bunların vücudu, onların vücuduna kat’iyen delâlet eder. Öyle de, mevcudat üstünde görünen masnûiyet ve merzukiyet gibi sıfatlar dahi, sâniiyet, rezzâkiyet gibi şe’nlerin vücutlarına kat’î delâlet ediyor. Şu sıfâtın vücudu dahi, bizzarure ve bilbedâhe, bir Hallâk ve Rezzak Sâni-i Rahîmin vücuduna delâlet eder. Demek, herbir mevcut taşıdığı yüzler, bu çeşit sıfatlar lisanıyla, Zât-ı Vâcibü’l-Vücudun yüzler Esmâ-i Hüsnâsına şehadet ederler. Bu şehadetler kabul edilmezse, mevcudatın bütün bu çeşit sıfatlarını inkâr etmek lâzım gelir."

İzafi ve nisbi kelimeleri yerine Üstad Hazretlerinin “vahid-i kıyasî” ifadesini kullanmak daha uygun olur diye düşünüyoruz.

Allah’ın varlığı vacib, insanınki mümkün olduğuna göre, insandaki sıfatlar ve kabiliyetler Allah’ın sıfat ve şuunâtından haber vermekle, vahid-i kıyasi olarak onların varlığını bilmemize yardım ederler. Bununla birlikte Allah’ın zâtı mahlûkata benzemediği gibi, bu sıfat ve şuunâtın da Allah’ın sıfatlarına ve şuunâtına hiç benzemeyeceği hatırdan çıkarılmamalıdır.

İnsan, masnuiyetine ve merzukiyetine yani bir canlı varlık olarak yapıldığına ve rızıklandırıldığına bakarak Allah’ın Sani ve Rezzâk isimlerini okur. Ama çok iyi bilir ki, insanın sınırlı sıfatları Allah’ın mutlak ve sonsuz sıfatlarını hakkıyla anlamaya yetmez, ancak onların varlığından haber verir.

Üstadımızın; “Hakikat-ı mutlaka mukayyed nazar ile ihata edilmez.” sözü bu gibi tefekkürlerde öncelikle nazara alınmalıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...