Block title
Block content

"Mecâzat ve teşbihat, ne vakit cehlin yesâr-ı muzlimanesi, ilmin yemin-i nurânîsinden kaçırıp gasp etse veyahut mecazla teşbih bir uzun ömür sürseler, hakikate inkılâp ederek..." İzah eder misiniz?

 
Soru Açıklaması:

- Mecâzat ve teşbihat, ne vakit cehlin yesâr-ı muzlimanesi, ilmin yemin-i nurânîsinden kaçırıp gasp etse (ifadeyi anlamlandırırmısınız)

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Mecaz, ilmin elinden cehlin eline düşse, hakikate inkılâp eder, hurâfata kapı açar.  Şöyle ki:

"Mecâzat ve teşbihat, ne vakit cehlin yesâr-ı muzlimanesi, ilmin yemin-i nurânîsinden kaçırıp gasp etse veyahut mecazla teşbih bir uzun ömür sürseler, hakikate inkılâp ederek, taravet ve zülâlinden boş olup, şarap iken serap; ve nazenîn ve hasnâ iken acuze-i şemtâ ve kocakarı olur."(1)

Bir ilgi veya benzetme sonucu, gerçek anlamından başka anlamda kullanılan sözlere veya kavramlara mecaz veya metafor denir.

Mecaz ve teşbih alimin elinden cahilin eline geçerse hakikate dönüşür. Yani cahil insanlar mecazi ve teşbihi ifadelerdeki dolaylı ve ikinci anlamları değil bizzat mecazın kendini gerçek zannederler.

Mesela, aslan gibi adam denildiğinde ilim ehli “aslan” ifadesinden adamın güçlü ve cesur olduğunu anlar. Cahil insan ise aslan gibi adam ifadesinden adamın kuyruklu ve pençeli bir aslan olduğunu anlar. Aslan ifadesi bir teşbih bir mecaz iken onu gerçek olarak algılar.

"Konuşulanlara kulak verirsen, kazançlı çıkarsın." Burada “kulak vermek” tabiri mecazi bir ifade olup, bize bildirdiği mana ise "konuşulanları dikkatli dinlemek" anlamına geliyor.

Mecaz sanatından anlamayan cahil birisi, kulak vermeyi, kulağı kesip vermek şeklinde anlayabilir.

Ayet ve hadislerdeki bu tarz mecazi ifadeleri zahiri üzerine anlayan cahiller birçok hurafenin akıl dışı hikayelerin İslam alemine girmesine vesile olmuşlar maalesef.

Mesela, deccalın “tek gözü” olacak, “eli delik” olacak, alnında “bu kafirdir” ibaresi yazılı olacak, “boyu altmış arşın” olacak gibi birçok hadislerde mecazi ifadeler kullanılmıştır.

Ama cahil insanlar bu mecazi ifadeleri zahirine hamledip ortaya hayali, gerçek dışı ve ucube bir insan portresi çıkarmışlar. Böyle bir insanı ise ne ilim ne akıl ne de mantık kabul eder. Yani hurafelerin birinci kaynağı ve birinci nedeni bu gibi mecazi ifadeleri gerçekmiş gibi anlamaktır.

Deccalın “tek göz” metaforunda varlığın iki boyutundan olan fizik ve metafizikten metafiziği yani maneviyatı inkar edeceğine işaret ediliyor. Yani deccal materyalist bir kişi olacak ve dinsiz felsefe ile ortaya atılacak dini ve maneviyatı tanımayacak demektir.    

(1) bk. Muhakemat, Birinci Makale, Beşinci Mukaddeme.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Makale, Beşinci Mukaddeme | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 64 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...