Meleklerde ene olmadığı için, marifetullahı idrakleri nasıldır?
Değerli Kardeşimiz;
Cenab-ı Hakk'ın marifetinin en keskin yolu "ene" olmakla birlikte, marifetullah sadece "ene"den ibaret değil ki enesi olmayan varlıklar Allah'ı tanıyamasın ve bilmesin. Oysa aklı olan ve hatta cansızlar bile Hâlık’ları olan Allah'ı kendi kabiliyetlerine göre bilir ve tanırlar. Ayetü'l-Kübra eseri, baştan sona varlıkların lisan-ı hâl ile Allah'ı tanıyıp tanıttırdığından ve O’nu tesbih ettiklerinden bahseder.
Ayrıca Üstad'ımız Mucizat-ı Ahmediyede Sebir dağının Peygamber Efendimize (asm) hitaben; " Yâ Resulallah, benden ininiz. Korkarım, benim üstümde sizi vururlarsa Allah beni tâzip eder. Onun için korkarım.” Bundan sonra Hira dağının " ياَرَسُولَاللّٰهِاِلَىَّ “Bana gel.” (Mektubat, On Dokuzuncu Mektup, On Birinci İşaret) hâdisesini nakletmesi buna güzel bir misaldir.
Ayrıca, kurt, deve, ağaç gibi varlıkların Peygamber Efendimiz (asm) ile konuşma hadiseleri nakledilir.
Elbette istikametli akılları ve geniş kalp cihetleri olan melekler, bu cansız ve akılsız varlıklardan daha fazla Allah'ı tanırlar. Üstad'ımız insanların üç şekilde Allah'ı tanıyabileceklerini ifade eder. Bunlar:
1. İnsanlar mahiyetlerinde bulunan eksik sıfatlarıyla Allah'ı tanıyabiliyorlar. Mesela, acziyle sonsuz ilahi kudreti, cehliyle muhit ilahi ilmi, ihtiyaçlarıyla nihayetsiz ilahi zenginliği anlayabilir. Melekler bu yolla da Allah'ı bilebilirler. Çünkü onlarda da acz, zaaf ve cehil vardır.
2. İnsanlar kendi cüz'i irade, kudret, ilim, sanatkârlık, amiriyet vs. gibi sıfatlarla Allah'ın aynı neviden olan ilahi sıfatlarını mukayese ederek tanıyabilirler. İşte insanların sair varlıklardan ve meleklerden üstün oldukları husus da burasıdır. Çünkü melekler bu yolla Allah’ı bilemezler.
3. İnsan kendisinde, kâinatta tecelli eden ilahi isim ve sıfatları okuyabilmeleri cihetiyle marifet kazanabilirler. Bu yol aynı şekilde yine meleklere de açık olup, Allah'ı tanıyabilirler.
Melekler “nur”dan yaratılmış, latif mahlûklardır. “İmtihan”a tâbi olmadıkları için makamları sabittir. İlahi emirlere göre hareket ederler. Daima hayır işleyip, verilen emrin dışına asla çıkmazlar. Şerre kabiliyetleri yoktur.
"...Allah’ın emirlerine asla isyan etmezler, ne emrolunsa onu yaparlar." (bk. Tahrim, 66/6)
Kâinattaki maddî, manevî hemen bütün işlerde vazifelidirler. Her varlığın müekkel yani kendisine vekil kılınmış bir melaikesi vardır. Güneş ve benzeri yıldızların birer müekkel melaikesi olduğu gibi, her bir yağmur tanesinin de birer melaike ile taşındığı hadislerde anlatılmaktadır.
Dört büyük melek olan Cebrail, Mikail, İsrafil ve Azrail (aleyhimüsselam) meleklerin reisleri hükmündedirler.
İlave bilgi için tıklayınız:
- İnsana yüklenen emanet: Benlik duygusu! (Video: Dr. B. SABAZ).
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü