Mesnevi-i Nuriye'de ve On Dokuzuncu Söz'de geçen "Reşhalar" farklı mıdır?
Değerli Kardeşimiz;
Bu iki metin temelde aynı hakikate (Peygamber -asm- Efendimizin nübüvvetinin ispatına) odaklanmakla birlikte, yazılış amaçları, muhatap kitleleri ve üslupları açısından önemli farklar barındırır. Bu farkı şu üç temel noktada anlayabiliriz:
1. Telif Zamanı ve "Çirdek" vs. "Meyve" İlişkisi
Mesnevi-i Nuriye'deki Reşhalar: Yeni Said döneminin ilk zamanlarında, fidanlık hükmündeki bir Arapça eser olarak yazılmıştır. Buradaki Reşhalar, nübüvvet hakikatinin özü, çekirdeği ve ilk fışkırma noktasıdır. Daha veciz, muhtasar ve doğrudan nefse / akla hitap eden felsefi-kelami bir altyapıya sahiptir.
Risalet-i Ahmediye (19. Söz)'deki Reşhalar: Burası ise o çekirdeğin meyve vermiş, genişletilmiş ve Türkçe olarak daha geniş kitlelerin fehmine sunulmuş halidir.
2. Muhatap ve Üslup Farkı
Mesnevi-i Nuriye: Üstad'ın kendi nefsine hitaben, o günkü ilmi ve felsefi şüpheleri bertaraf etmek için yazdığı hususi bir tefekkür seyrinin ürünüdür. Bu yüzden daha yoğun, akademik ve icazlıdır (özlüdür).
Risalet-i Ahmediye: Doğrudan avamdan havassa her tabakadan müminin anlayabileceği, Peygamber (asm)'imizin şahsiyetini, mucizelerini ve davasını akli delillerle gözler önüne seren daha akıcı, ikna edici ve hitabet dili yüksek bir üsluba sahiptir.
3. Konunun Ele Alınış Tarzı
Mesnevi'deki Reşhalar: Nübüvvetin evrensel ve kozmik boyutuna, imanın rükünleriyle olan bağına ve tevhid delillerine daha teorik bir çerçeveden yaklaşır.
Risalet-i Ahmediye'deki Reşhalar: Peygamber (asm)'imizin fiili mucizeleriyle örülü kısımların hemen ardından gelerek; onun (asm) ahlakını, davasının hakkaniyetini ve getirdiği nurun kâinatı nasıl aydınlattığını pratik, mantıki ve vicdani sorgulamalarla kalbe kabul ettirir.
Özetle: Mesnevi-i Nuriye'deki Reşhalar bir plan ve proje ise, Risalet-i Ahmediye'deki (19. Söz) Reşhalar o projenin muhteşem bir saray şeklinde inşa edilmiş halidir. Okurken ilkini derin bir felsefi / kelami tefekkür hazinesi, ikincisini ise kalbi ve akli bir ikna ve hayranlık zirvesi olarak okuyup anlamak mümkündür.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü