Mi'rac hâdisenin hadîs-i şerîflerle gelen kısmı hakkında bilgi verir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Sorularla İslamiyet sitemizde “Mi’rac Kandili hakkında, hadîslere dayanarak açıklama yapar mısınız?” sorusuna verilen cevapta mi’rac konusundaki birçok hadîs-i şerîfin metinlerini vermek yerine, bu hadîslerde verilen haberlerin bir özeti takdim ediliyor. Bu bilgilerden bir kısmını aynen nakledelim:

Bir gece Kâbe-i Muazzama’nın Hatîm mevkiinde yatarken, Cebrail (as) gelip mübarek göğüslerini yardı, kalbini zemzem suyu ile yıkadıktan sonra içini iman ve hikmetle doldurup eski hâline koydu. Sonra beyaz bir binek olan Burak ile (normalde bir aylık mesafedeki) Mescid–i Aksa’ya uçtular. Orada bütün peygamberlerin ruhlarına imam olup namaz kıldırdı. Bu, onların şeriatlerinin asıllarına mutlak varis olduğunu ifade ediyordu. Bir de kendisine su, şarap ve süt takdim edildi. O, fıtrî ve tabiî olan sütü içti. Bu ise ümmetinin doğru yola iletildiğini ifade ediyordu.

Ardından yüceliklere yükseltici bir mi’rac (asansör) ile göklere çıkartılıp yedi kat semâları bir bir dolaştırılmıştır.

- Birinci kat semâda Hz. Âdem’le,
- İkinci katta Hz. İsa ve Hz. Yahya,
- Üçüncü katta Hz. Yusuf,
- Dördüncü katta Hz. İdris,
- Beşinci katta Hz. Harun,
- Altıncı katta Hz. Musa,
- Yedinci katta Hz. İbrahim ile görüştü.

Melekleri, cennet ve cehenneme kadar bütünüyle âhiret hayatını müşahede etti. Bütün mülk ve melekût âlemlerini dolaştı.

Cebrail (a.s) daha sonra Peygamberimiz (a.s.m)’i daha da yükseklere çıkardı, öyle bir fezaya vardılar ki kaderleri yazan kalemlerin cızırtıları duyuluyordu. Nihayet varlıklar âleminin son sınırı olan sidretü’l–müntehâya ulaştılar. Cebrail: “İşte burası sidretü’l-müntehâdır. Ben buradan bir parmak ucu ileri geçecek olursam, yanarım.” dedi. Peygamber Efendimdimize (asm) sidrede dört kutsal nehir ve her gün yetmiş bin meleğin ziyaret ettiği Beyt-i Ma’mûr gösterildi. Sonra kendisine şarap, süt ve bal dolu üç bardak sunuldu. O, yine sütü tercih etti. İçtiği süt, onun ve ümmetinin fıtratı, yani hilkat–i İslâmiyesiydi. Ayrıca şehitlerin ve muttakilerin cenneti olan Cennetü’l-Me’vâ’yı temaşa etti.

Cebrail’i (a.s) geride bırakan Zât-ı Ahmediye Aleyhisselam, burada Refref’e binerek Arş-ı A’lâ’ya urûç etti ve tâ "Kab-ı kavseyn" olarak belirtilen “imkân dairesinin bitiş, vücûb dairesinin başlama sınırına” ulaştı. Huzûr-u Kibriya’da Zât-ı Akdes’e ok yayının iki ucu kadar, hatta daha fazla yaklaştı. Cemâlullah’ı perdesiz ve vasıtasız olarak müşahede etti, O’nunla zaman ve mekândan münezzeh olarak bîkem u keyf konuştu. Daha sonra tekrar Refref’le Sidre’ye geri döndü. Orada Cebrail’i asıl hüviyetiyle -tıpkı ilk defa Hira’da gördüğü şekliyle- gördü. Müteakiben de yine Cebrail ile birlikte göz kırpması kadar kısa bir zaman parçasında dünyaya nüzûl eylediler.

“Ben mi’racdan daha güzel bir şey görmüş değilim.” diyen Peygamberler Sultanı (asm), mi’rac yüceliklerinden –âdeta bir vefa duygusuyla– geri dönerken yanında ümmetine çok büyük hediyeler getirmiştir.

Birincisi: Beş vakit farz namazı getirmiştir. İhsan şuuruyla kılınan namazlar, ümmetin mi’rac asansörleri olacaktır. Üstad Bediüzzaman Hazretleri namazda getirilen her bir tekbirin “bir basamak-ı mi’raciyeyi” tayyetmeye işaret olduğunu ifade ediyor.

İkincisi: “Âmeneresûlü” diye başlayan iki âyeti getirmiştir. (Bakara Suresi, 2/285–286)

Üçüncüsü: İsra sûresi’nin 22–39. âyetlerinde bahsedilen on iki adet İslâm prensibini getirmiştir.

Dördüncüsü: Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmadan ölen kimselerin günahlarının affedileceği ve cennete girecekleri müjdesini getirmiştir.

Beşincisi: İyi amele niyetlenen kişiye –onu yapamasa bile– bir sevap, eğer yaparsa on sevap yazılacağı; fakat kötü amele niyetlenen kişiye –onu yapmadığı müddetçe– hiçbir günahın yazılmayacağı, ancak işlediği zaman da sadece bir günah yazılacağı müjdesini getirdi.

Bir diğer hediye de Mi’rac Gecesi Allah ile karşılıklı selâmlaşma ve sohbetlerinden bazı sözleri getirmiştir ki "et-Tahiyyâtü" diye meşhur olan bu sözler, bütün namazlarda teşehhütte otururken okunmakla mi’racda Allah ile Habibi (asm.) arasındaki o kutsî sohbeti hatırlatmakta ve benzerî bir mükâlemeye namaz kılan kişiyi mazhar etmektedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...