"O küçük, cüz'î seyahati hem küllî, hem mahşer-i acaip bir seyahatin anahtarı hükmünde gösteriyor." İzah eder misiniz? Küllî seyahat ne olabilir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte çendan o bir abddir ve o seyahat, bir mi'rac-ı cüz'îdir. Fakat bu abdin, bütün kâinata taalluk eden bir emanet beraberindedir. Hem şu kâinatın rengini değiştirecek bir nur beraberdir. Hem saadet-i ebediyenin kapısını açacak bir anahtar beraber olduğu için, Cenab-ı Hak kendini "bütün eşyayı işitir ve görür" sıfatıyla tavsif eder. Tâ o emanet, o nur, o anahtarın cihanşümul ve muhit ve umum kâinata âmm ve bütün mahlukata şamil hikmetlerini göstersin."(1)

O küçük, cüz'î seyahat ifadesi Peygamberimiz (a.s.m)'in bizzat bir ferd olarak kendilerinin bir defaya mahsus olmak üzere yaptığı hususî bir seyahat manasınadır. Ama bu seyahati hazırlayan sebepler, yani Allah Resûlünün velayet cihetindeki mükemmeliyetinin kat kat ziyadeleşmesi, ayrıca bu seyahat sonunda getirdiği hediyeler ise bütün insanları ilgilendirmesi cihetiyle küllîdir.

Rabbine varmak isteyen her kul, o Hak elçisinin yolunda gitmek zorundadır. Bütün insanlar yeniden diriliş (ba's) hâdisesiyle mahşere toplanacaklar, mizan ve sırat safhalarından salimen geçenler cennette rü’yete mazhar olacaklardır. Bu mazhariyetin anahtarı, Sahib-i Mi’racın izinde gitmektir.

Evet, Efendimiz (a.s.m) bütün mahlukatın ibadetlerini kendi namına Allah'a sundu. Saadet-i ebediyenin anahtarlarını aldı. Bütün kainatın rengini tevhid ile boyadı nurlandırdı. Bundan sonra gelecek ümmetine de kapıyı açık bıraktı. Bu noktadan cüz'i olan bu seyahat, bütün kainatı ilgilendiren muazzam bir seyahat ve vazife halinde zikredilir.

(1) bk. Sözler, Otuz Birinci Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...