"O küçük, cüz'î seyahati hem külli, hem mahşer-i acaip bir seyahatin anahtarı hükmünde gösteriyor." İzah eder misiniz? Külli seyahat ne olabilir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte çendan o bir abddir ve o seyahat, bir mi'rac-ı cüz'îdir. Fakat bu abdin, bütün kâinata taalluk eden bir emanet beraberindedir. Hem şu kâinatın rengini değiştirecek bir nur beraberdir. Hem saadet-i ebediyenin kapısını açacak bir anahtar beraber olduğu için, Cenab-ı Hak kendini 'bütün eşyayı işitir ve görür' sıfatıyla tavsif eder. Ta o emanet, o nur, o anahtarın cihanşümul ve muhit ve umum kâinata âmm ve bütün mahlukata şamil hikmetlerini göstersin." (Sözler, Otuz Birinci Söz.)

Allah’ın emriyle Peygamber Efendimiz (asm)’in ruhen ve bedenen, Burak isimli semavi bir bineğe binerek Cebrail (as) ile birlikte, Mekke’deki Mescid–i Haram’dan Kudüs’teki Mescid–i Aksa’ya (Beytü’l–Makdis) kadar yapmış olduğu gece yolculuğuna "İsra" denilir. Oradan bir mi’rac ile (manevi asansör) yedi kat göklere yükselip ta Sidretü’l–Müntehâ’ya ulaşması, burada Cebrail’i arkada bırakıp Refref denilen ledünnî binitle Allah’ın huzuruna varıp onun Zat–ı Akdes’ini yakînen müşahede etmesi, zaman ve mekân üstü konuşması olaylarına da mi’rac denilir.

Peygamber Efendimizin (asm) bütün bu seyahatine mahşer-i acaip diyebiliriz. Mahşer-i acaip, insanda hayret ve şaşkınlık uyandıran şeylerin, topluca arz-ı endam etmesine denir. Cennet bir mahşer-i acaip, cehennem bir mahşer-i acaip, sema tabakaları birer mahşer-i acaip, Sidretü’l Münteha bir mahşer-i acaiptir ve hakeza.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...