"Misafirperverlik müstahsen bir âdetimiz olduğunu bilirken, neden kimseye misafir olmuyorsun? ... Neden şu âdet-i müstemirreyi tezyif ediyorsun?" sorusunun cevabının dört şıkkını da izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Sual: (HAŞİYE) Misafirperverlik müstahsen bir âdetimiz olduğunu bilirken, neden kimseye misafir olmuyorsun?
Talebelerinizi de, ekmeğimizi yemekten, hediyemizi almaktan men ediyorsun. Hâlbuki size iyilik etmek borcumuzdur. Ve hakkınızdır. İşte şu âdetimiz, قَدْ اَكَلَ الدَّهْرُ عَلَيْهَا وَشَرِبَ neden şu âdet-i müstemirreyi tezyif ediyorsun? "

"HAŞİYE: Şu birbirinden uzak suallerden senin hayalin atlamakla cimnastiğe alışır. Lâkin dikkat et; bir şey ayağına dolaşıp düşürttürüp ayağın kırılmasın. Yani: Savcılar gibi yanlış mânâ verme."

"C - Evvelâ: İlim azizdir, zelil etmek istemem. Hem de size göstermek isterim ki: Bir kısım ehl-i ilim vardır ki, dünyaya tenezzül etmez ve san'at-ı ilmi medâr-ı maişet etmez. Talebe ise, cerrar ve seeleden ayrıdır."(1)

İlmin izzet ve şerefini korumak için; Üstad Hazretleri hediye ve yardımları kabul etmiyor. Yani insanların minnetine girmeyerek talebeliğin ve ilmin değerini koruyor. Talebelerin devşirici ve dilenci olmadığını fiilen gösteriyor. Bu sebepten dolayı yardım ve hediye kanununu deliyor.

"Saniyen: Vazifelerinde ihmal ile kanaat gösteren ve maaşlarıyla kanaat etmeyen, harcırahları ellerini misafirlikten çektirmemiş olan bazı memurlara fiilen nasihat etmek isterim."

Üstad Hazretleri burada memurların vazife noktasında harıl harıl çalışması gerekirken, çalışmayıp vazife noktasından kanaatkar olmalarına fiilen nasihat etmek istedim diyor. Evet vazifede kanaatkar, ücrette ise kanaatsiz olma hali; tekdiri hak ediyor. Evet maaşları olduğu halde, devletin veya millete ait bazı müesseseleri kendi menfaati için kullanan memurlara bir itab vardır.

"Salisen: Varidat-ı zulmiyeleri kesilmiş olan bazı büyüklere, zulümât-ı zulme sapıp pek geniş açtığı masârıfın kapısının seddine yol gösteriyorum."

Nerden geldiği belli olmayan, gelirleri kesilmiş büyüklere, gelir gider dengesini kanaatkar ve tutumlu olmakla öğretiyorum. Ekonomide üretim kadar tüketimin tutumlu olması da önemlidir. Yani Üstad Hazretleri mikro ekonomik vaziyeti ile makro ekonomiye örnek oluyor. Evet iktisad eden bir kişi başkalarına el açmadığı gibi, bir aile de maişetçe bela çekmez. Aynen onun gibi, bir millet ve devlet de iktisada riayet etmeli ki, başkalarına muhtaç olmasın.

"Rabian: Millet içinde seyahat edenler, acaba millet için mi veyahut keyif için midir? Bir mizan göstermekle hile ve hamiyete bir mihenk gösteriyorum."(1)

Millet adına iş yapanlar; -bunlar memur olur, eğitimci olur, fark etmez- keyfi için değil millet için hareket etmeli ve masrafını da ona göre düzenli ve ölçülü yapmalıdır. Üstad Hazretleri yaşam tarzı ile hile ile hamiyet arasını çok güzel gösterip açıyor. Yani hamiyetli olmak isteyenler, Üstad Hazretlerinin hayatını örnek almalıdırlar.

(1) bk. Münazarat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...