"Herkes insanlarla meşgul; ben insanlardan usandım. Misâlîlerle mübâhase daha hoşuma gidiyor; çünkü munsıftırlar." Buradaki “misaliler” hakkında bilgi vererek izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Herkes insanlarla meşgul; ben insanlardan usandım. Misâlîlerle mübâhase daha hoşuma gidiyor; çünkü munsıftırlar."(1)

İlk dokuz sözdeki misali ve hayali kimlikler, tasvirler, şahıslar buna örnek olarak gösterilebilir.

Hak ve hakikati temsil eden tasvir ve örnekler, nefis ve şeytan taşımadıkları için, hakka tam bir ayna tam bir ışık olurlar. Ama insanlarda nefis, benlik ve şeytan olduğu için, hakkı yansıtma konusunda tam ve insaflı bir ayna olamıyorlar.

Üstadımız kendi aleminde hakkı temsil eden misali kahramanları daha objektif daha insaflı daha verimli olarak görüyor. İnsafını ve objektifliğini yitirmiş insanlarla bahse girişmektense, tam ayna olan hayali ve misali kahramanlarla hakka hizmet etmek daha olumlu, daha verimli bir hizmet imkanı sağlıyor. Buna çok güzel örneklerden sadece bir tanesi:

"Sual: İfrat ediyorsun, hayali hakikat gösteriyorsun. Bizi de teçhil ile tahkir ediyorsun. Zaman âhir zamandır, gittikçe daha fenalaşacak."

"Cevap: Neden dünya herkese terakki dünyası olsun da yalnız bizim için tedennî dünyası olsun? Öyle mi? İşte, ben de sizinle konuşmayacağım. Şu tarafa dönüyorum; müstakbeldeki insanlarla konuşacağım:"

"Ey üç yüz seneden sonraki yüksek asrın arkasında gizlenmiş ve sâkitâne Nur'un sözünü dinleyen ve bir nazar-ı hafî-i gaybî ile bizi temâşâ eden Saidler, Hamzalar, Ömerler, Osmanlar, Tâhirler, Yûsuflar, Ahmedler ve saireler! Sizlere hitap ediyorum. Başlarınızı kaldırınız, 'Sadakte' deyiniz. Ve böyle demek sizlere borç olsun. Şu muâsırlarım, varsın beni dinlemesinler."(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Rumuz, İfade.
(2) bk. Münazarat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...