"Müfessir-i Kur’ân’ı ve son musannif bulunan Saidü’n-Nursî Hazretlerinin yevm-i mahşerde sancaktarı kıl." Buradaki "musannif"ten kasıt nedir, evliyaların ayrıca sancağı mı olacak?
Değerli Kardeşimiz;
"Ya Rabbi, ya Rabbi! Yirmi yedi seneden beri, şeytan aleyhi’l-lânenin zırhlı çelik sandukaya kilitlemiş olduğu imanımı, balyozuyla kırarak tahlis eden Üstad-ı Ekremime, yani Kur’ân-ı Hakîmin lemeâtı olan Risale-i Nur’un neşrine bir hizmet olarak, bana menamda göstermiş olduğun yevm-i maşherde gayyâ kuyusu kapısının ağzından çevirmeye muvaffak olan müfessir-i Kur’ân’ı ve son musannif bulunan Saidü’n-Nursî Hazretlerinin yevm-i mahşerde sancaktarı kıl, ya Rabbi, ya Erhame’r-râhimîn. Ve’l-hamdü lillâhi Rabbi’l-Âlemîn."(1)
Musannif kelime olarak kitap telif ve tertip eden manalarına geliyor. Risale-i Nur ahir zamanda yazılan en büyük, en cami’ ve en tatmin edici manevî bir iman tefsiri olmasından dolayı, son musannif şeklinde ifade edilmek isteniyor.
Risale-i Nur Kur’ân’daki imanî âyetleri mücmel olarak değil, gayet açık, vazıh ve harika bir şekilde ilmen, aklen, mantıken izah ve ispat edip akılları ve kalpleri tatmin ediyor.
Mahşer günü her ümmet peygamberinin sancağı altında saf tutacaklar. Müslümanlar da Peygamber Efendimizin (asm) sancağı altında toplanacak. Her bir evliya ve mürşid kendine tabi olanların başında âdeta takım komutanı ve sancaktarı olacak. Mesela, Üstadımız Nur cemaatinin başında bir kumandan, bir üstad ve Nurcuları temsil eden bir de sancaktar olacak. Bu mektubu yazan Mehmed Mes’ud Ağabey de bu sancaktarlığa namzet olmayı arzulayıp dua ediyor.
1) bk. Barla Lahikası, 95. Mektup.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü