"Mükellefîn mizaçlar, ona bir hisse verip ona göre ederek tahakkuk ve terekküp, her mezhebin sahibi mühmel mutlak hükmeder." cümlesini açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İki farklı mizaçta ve farklı kabiliyette olan insan için, dinin esas ve muhkem konularında değil; lakin teferruat konularında hak ve doğru çoğalabilir. Bu yüzden her mizaç ve kabiliyetin gereği hak ve doğrudur.

Her toplumun yeme ve içme kültürü farklıdır. Bir toplum için leziz olan bir yemek, başka bir toplum için tiksindirici olabilir.

Mesela; Tayland ve Afrika gibi toplumlarda haşerat ve böcek yemek gayet normaldir. Ama Türkiye’de ve Arap toplumlarında bunlar gayet itici ve tiksindirici bir durumdur. İşte İslam bu gibi mizaç farklılıklarını hiçe sayıp, herkesi bir kalıba sokmuyor, tek bir tarza davet etmiyor. Şayet öyle olsa idi diğerine zulmetmiş olurdu. Yani böcek yemek esas olsa beriye zulüm, haram olsa öbürüne zulüm olacaktı.

Şimdi her toplum kendine uyan bir mezhebi İslam içinde bulabilir. İşte mezheplerin rahmet ve zenginlik olması buradan ileri geliyor.

Mezhepler sosyolojik bir hakikattir, içtimaî farklılıkların bir neticesidir. Allah ve Resulü bu hakikatlere rahmet olsun diye, âyet ve sünnetlerini içtihada müsait bir kıvamda tayin etmiştir. Yoksa bir kalıp koyup bütün milletleri o kalıp içine sokmak fıtrî olmazdı. İşte İslam’ın fıtrata uygunluğu buradandır.

Bu yüzden İslam, teferruat meselelerde hükmü mutlak ve mühmel bırakmıştır, yani içtihada açık bırakmıştır. Ta ki her mezhep sahibi bu mühmel ve mutlak vasattan nasibini alsın ve insanlara kolaylık göstersin.

Mesela, Malikî mezhebinde böcek yemek caizken, Hanefi mezhebinde caiz değildir. İşte sana iki mizaç, işte sana iki hak fetva. Demek hak bir değil çokmuş, hakkı hak yapan da mizaçlardaki ihtilaflarmış.

İlave bilgi için tıklayınız:

- İslam Birliğine Nasıl Gidilir? (Video)
- Farklılığımız, zenginliğimizdir! (Video)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...