"Müteşabih" ve "Müşebbihe" ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Al-i İmran Sûresinde şöyle buyrulur:
"Sana Kitab’ı indiren O’dur. Onun bir kısmı muhkem ayetlerdir, bunlar Kitab’ın anası (esası)dır. Diğerleri ise müteşabihtir. Kalblerinde şüphe (kaypaklık) bulunanlar fitne niyetiyle ve te’viline gitmek için müteşabih olana uyarlar. Halbuki, onun te’vilini ancak Allah bilir. Ve ilimde rasih (kökleşmiş) olanlar “ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır” derler. Bunları ancak akıl sahipleri düşünürler." (Al-i İmran, 7)

Mesela, “Allah’ın bir çocuk edinmesi olur şey değildir” (Meryem, 35) ayeti muhkem; Hz. İsa ile ilgili “Meryem oğlu İsa, ancak Allah’ın elçisi ve kelimesidir. O’nu Meryem’e ilka etmiştir ve O’ndan bir ruhtur” ayeti ise müteşabihtir. (Nisa, 171)

Müteşabih ayetler, muhkem ayetlerin ışığında yorumlanır. Dolayısı ile, üstteki ayette Hz. İsa ile ilgili olarak geçen “Allah’ın kelimesi, O’ndan bir ruh olması” durumunu bir üstteki ayet rehberliğinde anlamak gerekir.

Muhkem ayetler tefsir, müteşabih ayetler ise te’vil edilir. Fakat bu te’vilde bir katiyet yoktur. Zira te’vil, “bir delile dayanarak, lafzın muhtemel manalarından birini tercih etmektir.” Te’vilde bir katiyet olmayıp “ bir ihtimal” söz konusudur. Bundan dolayı müteşabihatı te’vil eden zatlar “Doğrusunu en iyi Allah bilir” kaydıyla konuşmuşlar, ayetin bir cihetinin kendi söyledikleri mana olabileceğini söylemişlerdir.

Bazı ayetlerde Cenab-ı Hakk’a el, yüz nispet edilir. (Meselâ, Fetih, 10; Kasas, 88; Fecr, 22) Bu gibi mecazi ifadeler konusunda alimlerin bir kısmı, hiçbir yorum yapmamışlar, diğer bir kısmı ise yanlış anlamalara meydan vermemek için bu mecazi ifadeleri tevil ederek, el ifadesini, kudret olarak, vechullahı Allah’ın zatı olarak yorumlamışlardır. Müşebbihe ekolüne mensup olanlar ise ayetteki ifadeleri, mecaz değil hakikat olarak anlamış ve Allah’a el, yüz isnat ederek doğru yoldan sapmışlardır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...