"Ne şeyi seversen, ya lezzet için seversin, ya menfaat için, ya evlâda meyil gibi bir müşâkele-i cinsiye için, ya kemâl olduğu için seversin..." Kemâlatta nasıl bir hususiyet var ki; diğer vesileler bilvasıta, kemâl bizzât seviliyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ne şeyi seversen, ya lezzet için seversin ya menfaat için ya evlâda meyil gibi bir müşâkele-i cinsiye için ya kemâl olduğu için seversin. Eğer kemâl ise, başka bir sebep, bir garaz lâzım değil; o bizzat sevilir."(1)

Her şeyle sınırlı olan insanın mahiyetinde hadsiz olan tek şey muhabbet kabiliyetidir. İnsan gözü sürekli bakamaz, bir süre sonra yorulur. İnsan kulağı ancak belli frekanslar arasındaki sesleri işitebilir. İnsan aklı da sınırlıdır, sürekli düşünmekten yorulur, dinlenme ihtiyacı duyar. Ama insan kalbindeki muhabbet yorulmak bilmez, sınır tanımaz.

Üstad Hazretleri bu sonsuz muhabbet kabiliyetinin ancak nihayetsiz bir cemâl ve kemâl sahibini sevmek için verildiğini ifade eder.

Lem’alar’dan insanın mahiyetiyle ilgili önemli bir tesbit:

"Beşer, fıtraten, şu kâinatın Hâlık’ına karşı hadsiz bir muhabbet üzerine yaratılmıştır. Çünkü fıtrat-ı beşeriyede cemâle karşı bir muhabbet ve kemâle karşı perestiş etmek ve ihsana karşı sevmek vardır."(2)

O halde güzel şeyleri, bize faydası dokunan şeyleri sevmemiz gibi mükemmeli sevmemiz de yaratılışımızın bir gereğidir. Kemâlin önemli bir muhabbet sebebi olduğunun en açık delili, insanların kendi inançlarından ve görüşlerinden ayrı olan kimselerin yaptıkları sanat eserlerini bile hayranlıkla seyretmeleridir.

Süleymaniye Camii’ni ziyaret eden Hrıstiyanların o hayret ve muhabbetleri, tamamen kemâle muhabbetten gelmektedir. O san’at eserini seyretmenin ziyaretçilere maddî bir faydası olmadığı da açıktır.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Otuz İkinci Söz, İkinci Mevkıf.
(2) bk. Lem'alar, On Birinci Lem.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...