"Bir ehl-i takvanın hırsı varsa, teveccüh-ü nası ister." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hırs, ihlâsı kırar, amel-i uhreviyeyi zedeler. Çünkü bir ehl-i takvânın hırsı varsa, teveccüh-ü nâsı ister. Teveccüh-ü nâsı mürâât eden, ihlâs-ı tâmmı bulamaz. Bu netice çok ehemmiyetli, çok câ-yı dikkattir..." (Lem'alar, On Dokuzuncu Lem'a, Yedinci Nükte.)

Bir insanın kalbine ve ruhuna hırs hâkim ise, her ne kadar takva sahibi de olsa insanların teveccühünü ister, bu da amellerindeki ihlası, samimiyeti ve safiyeti bozar. Yani hırs duygusu tadil edilip zapt altına alınmadan, kâmil manasıyla ihlas elde edilemez. Çünkü Hakk’ın rızası yanında halkın teveccühü de yer almış ve ihlastan uzaklaşma başlamıştır.

Hırs, sadece ihlası değil, kanaati ve izzeti de kırar. Neticede riya, şekva ve zillet kapılarını açar. Bu sebeple şeytan hırslı insanları kolay bir şekilde yoldan çıkarır, gayrimeşru yollara saptırır ve felakete sürükler.

Evet, hasaretin ve çok nimetlerden mahrum kalmanın, maddi ve manevi birçok hastalığın en mühim sebebi hırstır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 2.374
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Adem68474

Takvada,hizmette, ibadette R.nuru okumada , anlamada hırs caizmidir ölçüsü nedir izah eder misiniz

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Risale-i Nuru çok okuma hırsı normal hayatımızı olumsuz yönde etkiliyorsa bu uygun olmaz. Takva da aşırı gidip gücümüzün dışına çıkıyorsak bu da uygun olmaz. Peygamberimiz (asm) “Dinde aşırıya gitmekten sakının. Çünkü sizden öncekiler dinde aşırı gitmekle helâk oldular” (Câmiü’s-Sağîr, 2:1582.) buyuruyor.

Peygamberimiz (asm): “Size orta yolu tavsiye ederim. Zira kim ibadette aşırıya giderse din onu yener. Siz usanırsınız; Allah usanmaz.” (Câmiü’s-Sağîr, 3:2706.) buyurmuşlardır.

Üstad Hazretleri de “Farzları yapan kebireleri işlemeyen kurtulur” buyurmuştur. Ayrıca “İfrat da tefrit gibi muzırdır; hatta ifrat tefrite sebep olduğu için daha kabahatlidir” (Muhakemat, s. 19.) buyurarak istikametin orta yol olduğunu belirtmiştir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...