"Fikirlerini tevsi’ ve intizam altına alan, ibadettir." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
İbadetler insanın fikir ve tefekkür dünyasını hem terakki ettirip genişletiyor, hem de bir nizama sokuyor.
Meselâ, günde beş vakit namaz kılan birisi, Allah’ı düşünüyor, O’nun huzurunda olduğunu tefekkür ediyor, O’nun azamet ve kibriyası karşısında hürmetle eğiliyor, O’nun sayısız nimetlerinin farkına varıp şükrediyor. Şimdiki günlük meşguliyet ve gailelerin ekseriyeti, insanın aklını ve fikrini kısıtlıyor, gem vurup köreltiyor. Namaz sayesinde insan hem zikrediyor hem fikrediyor hem şükrediyor hem de düzenli bir şekilde tefekkür imkânına kavuşuyor.
Hacca giden bir Müslüman, hayatında hiç tatmadığı duyguları tadar, hiç aklına gelmeyen manaları tefekkür eder, farklı ırklardan insanlarla bir araya gelmenin verdiği kuvvetle fikri inbisat eder. Müşterek ibadet şuuru ile bir veli gibi kalbi küşad olur.
Oruç sayesinde nefse gem vurulur ve tezkiye edilir. Akıl, kalb, ruh ve sair latifeler inbisat eder, daha nuranî, daha keskin ve daha latif manalara yelken açar. Bu yüzdendir ki, tasavvufta riyazet çok mühim bir terbiye esası olarak kabul edilmiştir. Hatta az yemek, az uyumak fikrin açılmasında ve genişlemesinde mühim bir sebeptir. Aç duranın basireti açılır, idrak kabiliyeti artar. Tefekkür, ibadetin yarısı, az yemek ise tamamıdır. Açlıkta arzular kırılır, nefis munisleşir ve terbiyesi kolaylaşır. Çok yemek, gafleti doğurur. Azgın bir atı zapt etmek zor olduğu gibi, çok yedirmekle nefsi zapt etmek de zordur.
Görüldüğü gibi ibadet, fikri hem genişletiyor hem de bir nizama sokuyor.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü