"Her şey onun irade ve meşîetiyle olur. İstediği olur, istemediği olmaz. Her ne isterse yapar. İstemezse hiçbir şey olmaz." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu dünyada ahiret namına bir imtihan geçiren insanoğluna, bir cüz’î irade ve hürriyet verilmiştir. Bu iradenin serbest bırakılması sayesinde, insan dilediği şeyi tercih eder, arzu ettiği yoldan gider, istediği inanca bağlanır, beğendiği mesleği seçer. Bütün bunlarda, “insan fail-i muhtardır.” Yani, ihtiyar ettiği, istediği fiili icra etme imkânına sahiptir. Zaten böyle olmasa, insanın imtihan olması nasıl gerçekleşecektir?

Bununla birlikte, insanın her dilediği şeyin tahakkuk etmediği de ayrı bir hakikattir. Her gün üzülerek dinlediğimiz trafik kazaları bunun en açık göstergesidir. Kaza yapan bir otobüsteki bütün yolcular, otobüse kendi iradeleriyle binmişler ve birtakım işler görmek üzere bir şehre doğru yönelmişlerdir. Lakin ayet-i kerimenin hükmü kendini göstermiş ve Allah dilemediği için o işlerin hiçbiri yapılamamış ve o yolcular kendi diledikleri şehre değil, Allah’ın dilediği kabir âlemine göçmüşlerdir.

Yaptığımız bir ticarette, dileğimiz kazancı elde edemeyişimizden, bir öğrencinin dilediği fakülteye kayıt yaptıramayışına kadar günlük hayatımızda o kadar çok hâdise cereyan eder ki, bunların tamamında kullar kendi iradelerini kullanmışlar ve bir hedefe yönelmişlerdir; ancak İlâhî irade başka türlü tecelli etmiş, Üstadın ifadesiyle;“Meşiet-i İlahiye, meşiet-i insaniyeyi geri” vermiştir.

Bu İlâhî hakikat, kulun cüz’î iradesinin, hâdiselerin gerçekleşmesinde tek ve kâfi sebep olmadığına dikkat çeker ve insanları daima Allah’a sığınmaya, O’ndan yardım dilemeye sevk eder.

Bu hakikati yanlış değerlendirerek, kulun hidayete erme konusunda hiçbir rolü olmadığını sanmak ve bu ayeti, Cebriyecilerin anladığı mânâda, iman ve hidayeti engelleyici bir unsur olarak kabul etmek çok yanlış olur.

Her şeyin Allah’ın iradesine bağlı olduğunun sayısız delilleri, etrafımızda ve gözümüz önünde cereyan ediyor.

Mesela, Güneş'e ve onun ısı ve ışığına muhtacız, ama Güneş'in intizamlı bir şekilde doğup batmasına müdahale edemiyoruz. Çünkü öyle bir kuvvete sahip değiliz. Fakat Güneş bizim hayatımıza göre ve Allah’ın iradesi ile çok intizamlı bir şekilde işlettiriliyor.

İnsan kâinattaki ilahî iradenin her şeyi kuşattığını tefekkür ettikten sonra, kendi hayatındaki bazı işleri Allah’a vermekte ve O’nun iradesine hamletmekte zorluk çekmeyecektir. Lakin ilahî iradenin kâinatta istisnasız her şeyi kuşattığını görüp okuyamayanlar, gaflete düşerek kendi hayatındaki işleri Allah’a vermekte zorluk çekecektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...