"Bu zaman, imanı kurtarmak zamanıdır." ile "Dinsizlikle dindarlık, Âdem zamanından beri cereyan edip geliyor ve kıyamete kadar gidecektir." ifadesini birlikte nasıl anlamak gerekir?
Değerli Kardeşimiz;
Allah, kâinatta mutlak ve daimî isim ve sıfatlarının anlaşılması için onların karşısına vehmî ve farazî zıtları koymuştur ki, insan bunları mukayese edip, anlamakta zorluk çekmesin. Meselâ; ışığın kıymetini en güzel şekilde ancak karanlık anlatır. Karanlık olmasa, ışık ve ışığın dereceleri bilinmez. Soğuk olmasa, sıcağın kıymet ve dereceleri anlaşılmaz. Acizlik olmasa, sonsuz kudret bilinmez. Cehil olmasa, ilmin değeri açığa çıkmaz. Misaller çoğaltılabilir.
Beyaz tebeşirle yazılan yazı en bariz bir şekilde siyah tahtada görünür. Şayet tahta da beyaz olsa, yazıyı okumak imkânsız olur. Bu yüzden, her şeyde zıtlar mukayese edilir ki, mesele iyi anlaşılsın.
İman mü’minin kalbinde hava gibi devamlı durduğu için, onu fark edip kendi kendine kıyaslayamıyor. Bu iman nimetini ve sair ikram ve ihsanlarını mü’min kullarına bildirmek ve fark ettirmek için Allah kâfirleri bir kıyas ve zıt olarak karşılarına dikmiş ve rakip yapmıştır. Nasıl ki, sıcak ancak soğuk sayesinde ve ışık ancak karanlık ile biliniyor ise, Allah’ın ihsan ve ikram ettiği iman ve sair nimetleri de küfür ve kâfirin nisbeti ile biliniyor. Küfür ve kâfir olmasa, iman ve hidayet gibi birçok nimetlerin kıymet ve mertebesi anlaşılmazdı.
Yine insan, varlığın kıymet ve değerini ancak yokluğu tasavvur etmekle idrak eder. Yani Allah kâinatta varlığın zıddı olan adem mânasını nisbî bir şekilde koymamış olsa idi, insanlar bunu bilemeyecekti ve kıyas yapıp varlığın kıymet ve değerini tam ihata edemeyecekti. Mutlak manada yokluk diye bir şey olmadığı için, insan ancak nisbî yokluklar ile varlığın kıymetini ve mertebelerini hissediyor.
Nefis ve şeytan olmasa, kalb ve ruh terakki etmezdi. Atmaca kuşu serçeye musallat edilmese, serçe kuşu uçma kabiliyetini geliştiremezdi. Şer ve çirkinlikler olmasa, hayır ve güzelliklerin kıymeti tam anlaşılmazdı. En azından hadsiz dereceleri bilinemezdi. İşte bu sebeple Allah zıtları birbiri ile çarpıştırıp karşı karşıya getiriyor.
Ebu Cehil olmasa idi Ebu Bekir (ra) sıradan ve basit bir insan olarak kalacaktı. İşte bu mana ve inceliklerin anlaşılması ve zahir hale gelmesi için Allah her güzelliğin ve her hayrın karşısına çirkin ve şer rakiplerin varlığına müsaade etmiştir. Hazret-i Ömer (ra)’in adaletinin parlaması ve dillere destan olmasında zulmün payesi vardır. İnsanlar zulmün ne olduğunu bilmeselerdi, adaleti takdir ve tahsin edemezlerdi.
Kâinattaki bu esaslı kanun sebebi ile iman ile küfür Hazret-i Âdem (as)’dan bu yana sürekli mübareze ve çatışma içindedir ve bu durum kıyamete kadar sürüp gidecektir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar