"Hâlık-ı Zülcelal, zihayatlar içinde insanı intihap ediyor, âlemde onu irade ve ihtiyar ediyor." Âlemin irade ve ihtiyar etmesini izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Sonra görüyoruz ki; zihayat âlemlerini bir daire suretinde icad edip, insanı nokta-i merkeziyede bırakıyor. Âdeta zihayatlardan maksud olan gayeler onda temerküz ediyor; bütün zihayatı onun etrafına toplayıp, ona hizmetkâr ve müsahhar ediyor, onu onlara hâkim ediyor. Demek Hâlık-ı Zülcelal, zîhayatlar içinde insanı intihab ediyor, âlemde onu irade ve ihtiyar ediyor.” (Mektubat, 28. Mektup, Beşinci Risale olan Beşinci Mesele)
Bu cümlede insanı ihtiyar ve irade eden âlem değil, Allah’tır. Allah âlemler içinde insanı seçiyor ve bütün âlemi ya da âlemleri ona hizmetçi ve musahhar ediyor. Zaten "âlemde" ifadesinde "de" ayrı değil ki öyle bir manayı akla getirsin. Dolayısıyle Allah bu âlemde yarattığı bütün mahlukatı insana hizmetkâr etmekle, insanın yaratılışının çok önemli olduğunu ve bütün âlemde ve kâinatta insanın esas alındığını hissettiriyor.
Bütün mahlukatın insanın etrafına toplanmasından maksat, onun hizmetine verilmeleri, onun menfaatine göre terbiye edilip vaziyet almaları ve ona en faydalı olacak özelliklerle donatılmalarıdır. Bir dairenin çevresindeki bütün noktaların merkeze bakmaları gibi, bu kâinattaki bütün eşya da bir manada insana bakmaktadır.
Özetle; Allah âlem içinde insanı seçmiş insanı âlemin merkezine koymuş ve âlemi insanın etrafında hizmetçi yapmıştır. Yoksa irade sahibi olmayan âlemin insanı seçmesi söz konusu değildir.
İlave bilgi için tıklayınız:
- RİSALE-İ NUR GÖZÜYLE İNSANIN MAHİYETİ VE SOSYAL VAZİFE İLE BAĞI
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü