"Niyet bir ruhtur. O ruhun ruhu da ihlastır." Ne demektir, izah eder misiniz?

Soru Detayı

- Burada niyetin bir ruh oluşuna geçiş nasıl oldu anlamadım. niyet ruhtur denince aklımda bir şeyler canlanıyor tasdik edebiliyorum. Fakat ruhun ruhu denince bir şey anlamıyorum kafamda bir tasavvur oluşmuyor. Bu ruhun ruhu teşbihi nasıl tasavvur edilmeli?
- Burada ruh kelimesi iki yerde de aynı anlamda mı kullanılıyor, yoksa ikinci ruh daha özel bir mecazi anlam mı taşıyor?
- Ayrıca aklıma şu takıldı (belki anlamadığım için olabilir) ruhun ruhu varsa neden onun da ruhu olmasın? Bu sonsuza kadar da gitmez mi? Eğer ruhun ruhu ihlas ise ihlas da bir ruh demektir. O halde onun da ruhu var mıdır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Niyette öyle bir hâsiyet vardır ki, seyyiatı hasenata ve hasenatı seyyiata tahvil eder. Demek, niyet bir ruhtur. O ruhun ruhu da ihlâstır. Öyleyse, necat, halâs, ancak ihlâs iledir. İşte bu hâsiyete binaendir ki, az bir zamanda çok ameller husule gelir. Buna binaendir ki, az bir ömürde cennet, bütün lezaiz ve mehâsiniyle kazanılır. Ve niyet ile insan daimî bir şâkir olur, şükür sevabını kazanır." (Mesnevi-i Nuriye, Katre)

İfadeyi daha net tasavvur edebilmek için öncelikle niyetin "ruh" olarak nitelendirilmesinin sebebine ve arkasındaki mantığa bakmak gerekir. Bedenin hayatı ruhla kaim olduğu, ruh çekildiğinde ceset bir et yığınına dönüştüğü gibi, amellerin de zahiri şekilleri, hareketleri ve şekilsel ibadetler ancak niyetle canlılık kazanır. Niyetsiz yapılan bir amel, cansız bir beden gibidir; sevap, değer ve mana üretmez. Niyet, amele can veren ve onu manalı kılan öz olduğu için Üstad Bediüzzaman ona "ruhtur" tanımını yapar.

  • "Ruhun Ruhu" Teşbihinin Tasavvuru

Bu benzetmeyi zihinde somutlaştırmak için insan bedenini ve latifelerini merdiven basamakları gibi düşünmek mümkündür:

Ceset (Amel): Dışarıdan bakan herkesin gördüğü, şekilsel ibadetler, yardımlar veya davranışlardır.

Can / Hayat (Birinci Ruh - Niyet): O amelin ardındaki irade, şuur ve yöneliştir. Amelin niçin yapıldığının cevabıdır. Niyet olmadan amel ölüdür, sadece fiziksel bir harekettir.

Öz / Esas Mahiyet (İkinci Ruh - İhlas): O niyetin içine riyanın, menfaatin, başkalarının beğenisinin karışıp karışmadığını belirleyen saflık derecesidir. Niyet "Ben bu işi Allah rızası için yapıyorum." iradesi ise, ihlâs o iradenin hiçbir katkı maddesi barındırmaması, tamamen katışıksız ve berrak olmasıdır.

Burada kelimeler aynı kökten gelse de tamamen aynı anlamda kullanılmaz; mertebe olarak ikinci kavram birincisinden daha derin bir özü ifade eder. Nasıl ki insan vücudunun yaşamasını sağlayan bir nevi "can" (hayat) varsa, o canın da hakiki insanlık değeri kazanabilmesi için "vicdan" veya "öz" gibi daha latif bir mertebesi olması gerekiyorsa, ihlas da niyetin kalbidir. İhlassız bir niyet şeklen Allah rızasına dönük gibi görünse de içinde başka niyetlerin kırıntılarını barındırabilir. İhlas o niyeti tamamen saflaştırdığı için, niyetin kendisini ayakta tutan ve ona hakiki değerini veren gizli bir öz, yani "ruhunun ruhu" konumundadır.

  • Sonsuz Silsile (Ruhun Ruhunun Ruhu...) Mantığı

Bu mantık zincirinin sonsuza kadar gitmemesinin sebebi, bu tabirin mantıki bir zincirleme tanım değil, mertebeleri ve derinliği ifade eden bir belâgat (edebi ifade) sanatı olmasıdır.

Nasıl ki "insanın kalbi" dediğimizde kalbin de bir kalbi olsun, onun da kalbi olsun diye sonsuza kadar gitmiyorsak ya da çekirdeğin içinde öz, özün içinde daha öz arayarak fiziksel maddede sonsuzluğa ulaşmıyorsak, buradaki "ruh" kelimesi de kesretli (çoğul) bir silsile üretmek için kullanılmaz. İhlas, niyetin derinleşebileceği en son ve en saf noktadır. Noktanın sonuna varılmıştır; dolayısıyla ihlastan öte bir "ruh" aranmaz, çünkü ihlas amelin ve niyetin ulaşabileceği en zirve saflık derecesidir. İhlas niyete, niyet de amele mana ve derinlik katıyor. Bu durumda ihlas ruhun ruhu oluyor yani niyetin özü ve ruhu oluyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 20
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...