“Sonra, her mahlukatın her taifesini ve her tabakasını, sun' ve inayet düsturuyla tanzim etti.” Açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Sun’; yapma, yaratma demektir, inayet ise merhamet, ikram ve ihsan manasınadır.

Cenab-ı Hak her mahluku, o mahlukun mahiyetlerine en uygun cihazlarla teçhiz etmiştir. Küçücük bir sineğe altı ayak, iki kanat takmakla ve akıl almaz bir hareket kabiliyeti vermekle ve o nokta kadar midesine uygun rızıklar yaratmakla inayetini bu küçük varlıklarda da bütün haşmetiyle tecelli ettirmiştir. İnsana yapılan saymakla bitmez inayetler herkesin malumudur. Allah, saçından tırnağına, elinden ayağına, gözünden kulağına, kalbinden midesine kadar her şeyi onun mahiyetine en uygun ve kendisine en faydalı şekilde yaratmış, inayetini kör gözlere bile açıkça göstermiştir.

"Sonra, her şeyi her bir âlemi, ona layık bir tarzda mesela; semayı yıldızlarla, zemini çiçeklerle tezyin ettiği gibi, süslendirip tezyin etti." (Sözler, Otuz Üçüncü Söz, Giriş)

Bu tezyinat Üstadımızın ifadesiyle “kâinat sahifesinde pek büyük bir itina ve ihtimam ile harika bir tarzda yazılan nakışlar”da kendini parlak bir şekilde gösteriyor.

Bu inayeti, sadece bir varlığın ihtiyaçlarını görmekle kalmamış, her şeye ayrı bir güzellik de ihsan etmiştir. Bir kelebeğin bile kanatlarının üstüyle altına ayrı nakışlar koymuştur.

Sun’ ve inayet kanunu bütün kâinatı sarmış, istila etmiştir. Mesela, göz bir sun’, gözün güzellikleri seyretmesi bir inayet, gözdeki bu güzellikleri seyretme mekanizması bir tanzim ve sistemdir. Dil bir sun’, bütün yiyeceklerden tat alması bir inayet, zevk alma sistemi bir tanzimdir diyebiliriz. Misalleri çoğaltmak mümkündür.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 5.936
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...