Giriş Kısmı

İçerikler


  1. "Otuz Üç Pencere" ne anlama geliyor? Pencere tabirinin hikmeti ne olabilir?

  2. "Bir cihette Otuz Üçüncü Mektup ve bir cihette Otuz Üçüncü Söz" ne demektir?

  3. Otuz Üçüncü Söz’ün başındaki âyet-i kerîmenin yerini, kısaca izahını ve bu Söz’le münasebetini açıklar mısınız?

  4. “Vücub ve vahdâniyet-i İlâhiye ve evsâf ve şuûnât-ı Rabbâniye” tabirlerini izah eder misiniz?

  5. “Âlem-i asğar ve ekber olan insan ve kâinat” ne demektir? Başka yerlerde kâinata âlem-i asgar, insana da âlem-i ekber tabirleri kullanılıyor, bu zahiri zıtlığı nasıl anlayabiliriz?

  6. "Münkirler pek ileri gittiler, 'Ne vakte kadar "ve hüve ala külli şeyin kadir" deyip elimizi kaldıracağız?' diyorlar." Münkirler Allah'ı tamamen inkâr, bütün isimlerini reddetmelerine rağmen, neden bilhassa Kadîr ismine dikkat çekiliyor?

  7. “Meselâ, nasıl ki bir zât-ı mu'ciznümâ, büyük bir saray yapmak istese,..” Bu paragrafı idare açısından değerlendirerek bir misâl üzerinde açıklama yapar mısınız?

  8. "Sâni-i Zülcelâl, Hâkim-i Hakîm, Adl-i Hakem ve bin bir esmâ-i kudsiye ile müsemmâ Fâtır-ı Bîmisal,.." Kâinat sarayının yaratılmasında zikredilen bu isimlerin ve diğer bütün esmânın nazara verilmesinin hikmeti nedir?

  9. "Altı günde, o sarayın, o şecerenin esâsâtını desâtir-i hikmet ve kavânin-i ilm-i ezelîsi ile vaz etti." cümlesini izah eder misiniz?

  10. "Sonra ulvî ve süflî tabakata ve dallara ayırıp, kaza ve kader desâtiriyle tafsil ve tasvir etti." Ulvî, süfli, kaza ve kader tabirlerini açabilir miyiz?

  11. “Sonra, her mahlûkatın her taifesini ve her tabakasını, sun' ve inayet düsturuyla tanzim etti.” Açıklar mısınız?

  12. “Kavanin-i külliye ve desatir-i umumiye meydanları” tabirinden ne anlaşılmalıdır? Esmânın tecellisi ve tenviri ne mânaya gelmektedir?

  13. "Sonra, bu kanun-u küllînin tazyikinden feryad eden fertlere, Rahmânü’r-Rahîm isimlerini hususî bir surette imdada yetiştirdi..." izah eder misiniz?

  14. "O küllî ve umumi desâtiri içinde, hususi ihsanâtı, hususi imdadları, hususi cilveleri var ki; her şey, her vakit, her hâceti için Ondan istimdâd eder, Ona bakabilir." İzah eder misiniz?

  15. "Sonra, her menzilden, her tabakadan, her âlemden, her taifeden, her fertten, herşeyden kendini gösterecek, yani vücudunu ve vahdetini bildirecek pencereler açmış. Her kalb içinde bir telefon bırakmış." izah eder misiniz?

  16. “Şimdi, şu hadsiz pencerelerden, elbette haddimizin fevkinde olarak bahse girişemeyeceğiz.” devamıyla izah eder misiniz?

Yükleniyor...