"Horhor toprağının kapıcısı olan kalenin başına takınız. Kapıcıya tenbih edeceğiz; bizi çağırınız." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstad Hazretlerinin o zaman diliminde dillendirdiği müjde ve muştularını, yine o zamanın ağır şartları altında ezilen ve boğulan akıllar kavramakta zorlanıyorlar. Üstad Hazretleri de o zaman insanlardan yüzünü çevirip nesli ati, yani gelecek zamanın insanlarına sesleniyor.

Horhor Medresesi Osmanlı eğitim sisteminin sembolik bir mezar taşı hükmündedir. Çünkü yeni rejimin en büyük icraatlarından birisi de tevhid-i tedrisat kanunu ile dini talim eden medreselerin lağvedilmesidir. Yani bu dönemler İslam açısından karanlık dönemlerdir.

Ama Üstad Hazretleri bu karanlığın ilelebet gitmeyeceğini, bir gün bu karanlığın son bulup onun yerine güzel ve baharlı günlerin geleceğini ifade ediyor. "Bahar" burada İslam eğitiminin yeniden ihya olup kalp ve gönüllerde yeniden yeşermesini temsil ediyor. Nur medreseleri de bahar hediyeleri oluyor. Horhor toprağının kapıcısı meşhur yekpare taştan ibaret olan Van kalesidir. Bizi ziyaret ettiğiniz her yerde, bizi ihlas ve samimiyetle aradığınız ve çağırdığınız vakitte bizi orda manen hissedebileceksiniz.

Tabi bu bahara nesli ati vesile olacak, Üstad Hazretleri de kabrinden bu kutlu nesle ne mutlu size diyecek.

"Ey üç yüz seneden sonraki yüksek asrın arkasında gizlenmiş ve sâkitâne Nurun sözünü dinleyen ve bir nazar-ı hafî-i gaybî ile bizi temâşâ eden Saidler, Hamzalar, Ömerler, Osmanlar, Tâhirler, Yûsuflar, Ahmedler ve saireler! Sizlere hitap ediyorum. Başlarınızı kaldırınız, 'Sadakte' deyiniz. Ve böyle demek sizlere borç olsun. Şu muâsırlarım, varsın beni dinlemesinler. Tarih denilen mazi derelerinden sizin yüksek istikbalinize uzanan telsiz telgrafla sizinle konuşuyorum. Ne yapayım, acele ettim, kışta geldim; sizler cennet-âsâ bir baharda geleceksiniz. Şimdi ekilen nur tohumları, zemininizde çiçek açacaktır. Biz, hizmetimizin ücreti olarak sizden şunu bekliyoruz ki: Mazi kıt'asına geçmek için geldiğiniz vakit, mezarımıza uğrayınız; o bahar hediyelerinden birkaç tanesini medresemin mezartaşı denilen ve kemiklerimizi misafir eden ve Horhor toprağının kapıcısı olan kalenin başına takınız. Kapıcıya tenbih edeceğiz; bizi çağırınız. Mezarımızdan هَنِيئًا لَكُمْ (Ne Mutlu Size) sadâsını işiteceksiniz." (Münâzarat)

Bu meşhur hitap, aslında ümitsizliğe karşı bir istikbal müjdesi ve gelecek nesillere bırakılmış manevi bir vasiyettir. Metni daha derinlemesine anlamak için şu üç temel boyuta bakabiliriz:

1. Zamanı Aşan Bir Haberleşme ("Telsiz Telgraf")

Üstad, kendi yaşadığı dönemi bir "kış" olarak görür. Eserlerini yazdığı, fikirlerini yaymaya çalıştığı o dönemde yalnız bırakılmış, sürgün edilmiş ve dönemin insanları tarafından anlaşılmamıştır ("Şu muâsırlarım, varsın beni dinlemesinler").

Kendisini "acele edip kışta gelen" bir seyyah olarak tanımlarken, gelecek nesillerin "cennet-âsâ (cennet gibi) bir baharda" geleceğini söyler. Bu yüzden bugünün insanına değil, tarih köprüsü üzerinden 300 yıl sonrasının nesillerine seslenir.

2. "Sadakte" (Doğru Söyledin) Borcu

Gelecek nesillerden ilk isteği, anlattığı hakikatleri, iman hizmetini ve yazdığı eserleri (Risale-i Nur'u) anlayıp tasdik etmeleridir. Kendi asrının inkarcı veya ilgisiz tavrına karşı, geleceğin "Saidler, Hamzalar, Ömerler" diye seslendiği yiğit neslinin bu davaya sahip çıkarak "Sadakte" demesini bir vefa borcu olarak ilan eder.

3. Bahar Hediyeleri ve Mezar Ziyareti

Üstadın en duygusal isteği ise bir sadakat ve netice raporu istemesidir:

Tohum ve Çiçek Benzetmesi: Kendi döneminde hapisler, sürgünler ve imkansızlıklar içinde ektiği "Nur tohumlarının" gelecekte birer çiçek gibi açacağını bilir.

Vefa Ziyareti: Gelecek nesil, zaman akıp da geçmişe (mâzi kıtasına) doğru baktığında veya yolları Üstadın Van'daki Horhor kalen dâhil mezarının olduğu mekanlara düştüğünde, o ulaşılan güzel neticeleri, hürriyet ve iman meyvelerini (bahar hediyelerini) manen mezar taşına takmalıdır.

Netice

Siz mezarına gidip onu çağırdığınızda, o da mezarından ruhaniyetiyle size "هَن۪يئًا لَكُمْ" (Henîen leküm) yani "Yaptığınız hizmetler size helal olsun, tebrik ederim, ne mutlu sizlere!" diye seslenecektir.

Yani Üstad, gelecek nesillerden asla ümitsizliğe düşmemelerini, ekilen tohumların yeşereceğine inanmalarını ve o güzel günler geldiğinde kendisini ve çekilen çileleri unutmayıp hayırla yâd etmelerini istemektedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 10.647
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...