"اَلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ hal iktizasına göre îcaz ise de aynı manayı ifade eden اَلْمُؤْمِنُونَ kelimesine nazaran itnabdır (uzundur)..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu konuyu anlamak için birkaç mefhum üzerinde durmamız gerekir:

1. İsm-i mevsul: Kendisinden sonra gelen cümleyi açıklayan isimlere denir. Meselâ:

اَلَّذِي، اَللَّذاَنِ، اَلَّذِينَ، اَلَّتِي، ما، من .

2. Sıla cümlesi: İsm-i mevsulden sonra gelen cümleye sıla cümlesi denilir. Arapçada her ism-i mevsulden sonra kendinden önceki kelimeyi açıklayan ve manasını tamamlayan bir alaka cümlesi mutlaka bulunur. Misal: اَعْبُدُ اللّٰهَ الَّذِي خَلَقَنِي

"Beni yaratan Allah’a ibadet ederim."

Burada خَلَقَنِي cümlesi الَّذِي'den önce gelen اللّٰهَ kelime-i mukaddesesini tavsif etmektedir. Kur’an-ı Kerim'de bu şekilde binlerce misal vardır. Meselâ:

اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ

وَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا...

وَمِنَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا

Sıla cümlesi, isim cümlesi, fiil cümlesi ve şibh-i cümle olabilir. İşte yukarıdaki misallerde olduğu gibi, sıla cümlesi fiil cümlesi şeklinde ise (يُؤْمِنُونَ , كَفَرُوا , اَشْرَكُوا) gramer açısından aynı manaya gelebilecek ism-i fail getirilebilir. Misal üzerinden gidersek:

اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ

Bu ayet-i celilenin meali: “Onlar ki gayba iman ederler.”

Burada اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ yerine iman edenler manasına gelen المؤمنون gelebilir.

الَّذ۪ينَ كَفَرُوا...

Burada ise; "İnkâr edenlere gelince" manasındadır. İsm-i fail şekli: الكافرون inkârcılar manasında, üçüncü misalde ise yine aynı şekilde Allah'a şirk koşanların fail şekli المشركون 'dur. Yani müşrikler manasındadır.

İki kullanım arasındaki farka gelince:

İsm-i mevsul şeklinde olduğu takdirde bütün ehemmiyet sıla cümlesinde bahsedilen fiil üzerine olur. Misallere göre iman, küfür ve şirk manalarına zihinler tevcih edilir. Fiil şeklinde ifade edilmesi bu fiillerin değişkenlik arz edebileceğini anlatır. Misallere tatbik edersek kişinin imanı kuvvetlenip zayıflayabilir, küfürden inatlaşıp küfür derekesi artabilir veya hidayete gelebilir, şirkte nifak derecesi artabilir veya ihlası kazanabilir.

İsm-i fail şeklinde olunca nazarlar fiile değil, şahsa çevrilir. Failin sahip olduğu fiil ise, o kişide daha sabit ve değişmeye daha az kabil olduğuna işaret edilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yazar:
Kategorileri:
Okunma sayısı : 3.238
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...