"Eğer kainattan bir dakikacık olsun o nisbet-i kayyumiyet kesilse, kainat mahvolur." Burada "dağılır", "parçalanır" denmeyip "mahvolur" denilmesinin sebebi ile izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kayyumiyet, her şeyin Allah’ın kudreti ile ayakta durması demektir. Yani atomdan, galaksilere kadar her şey Allah’ın kudreti ve kuvveti ile varlıklarını devam ettiriyorlar. Allah kudretini bir an bu kâinattan ve varlıklardan çekse, her şey helak olur. İşte kudretin kâinat ile olan bu münasebetine kayyumiyet deniliyor.

Nisbet; mensubiyet, bağlılık, münasebet, yakınlık, aidiyet manalarına geliyor.

İntisab; mensup olmak, maiyetine girmek, bağlanmak demektir.

Allah’ın isim ve sıfatları kâinatın tümünde her an tecelli etmektedir.

Cenab-ı Hakk’ın mutlak ve muhit sıfatları şu kâinattan bir salise kudret elini çekse kâinat yok olur. Kâinatın kendi kendini icad edip devam ettirmesi nasıl mümkün değil ise, var edildikten sonra kendi hâline bırakılması da aklen ve naklen mümkün değildir.

Bu garip, acip ve harikulade işlerin kendi kendine olması ve varlıklarını devam ettirmesi için, her zerrenin bütün kâinata tasarruf edip hükmedecek sonsuz bir ilme, mutlak bir iradeye ve nihayetsiz bir kudrete sahip olması lazımdır ki, bu da muhaldir. Gözümüzün bir hücresindeki bir zerreyi misal alarak düşünelim. Bu zerre kendi başına buyruk olarak çalışıyor değildir. Yaptığı iş, vazife yaptığı hücreye bakmakta, hücre ise gözün tamamına nazar etmekte, göz ise sinir sistemi ve damarlar yoluyla bütün beden ile bağlı bulunmaktadır. O atomun ihatalı bir ilmi olması, yani göz hücresinden bütün bir bedene kadar her organı bilip tanıması gerekir ki ona göre adım atsın. Beden de kâinatın tümünden süzüldüğüne göre, göz hücresindeki bir tek atomun yaratıcısı, sahibi ve maliki ancak bütün kâinatın Hâlık'ı olabilir.

O zerre gibi her şey, Allah’ın tedbir ve terbiyesinde kayyumiyet sırrı ile hareket eden aciz bir memurdur.

"Dağılır" veya "parçalanır" denmeyip "mahvolur" denilmesinin sebebi:

"Mavh" kelime olarak harap olma, yıkılma, ortadan kalkma, çökme, dağılma, parçalanma gibi manalara gelmektedir. Yani bu kelimenin manası çok geniş ve daha derindir.

"Dağılma" ve "parçalanma"da mana daralması vardır. Çünkü dağılma ve parçalanmada eşya yok olmuyor, sadece etrafa dağılıyor ve intizamını kaybediyor. Oysa mahv kelimesinde tamamen yok olma, ortadan kalkma vardır.

Allah’ın kudret sıfatı eşyadan el çektiğinde, eşyanın hiçbir cihetle var olması mümkün değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 13.706
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Adem68474
Nisbeti kayyumiyette herbir esmasının kayyumiyeti şeklinde yani eşyanın vücudu,bekası,sureti,şekli manasında anlaşılabilir mi
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale
Anlaşılabilir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Adem68474

mahv kelimesinde tamamen yok olma, ortadan kalkma vardı.KİYAMET KOPMASI ANİNDA KÂİNAT MAHV MI,OLACAK,YOKSA DAGİLİP TEKRAR MI KURULACAK...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Kıyametle birlikte kainat mahv olacak, yani mevcut haliyle yok olacaktır. Ancak bu yok oluşun ardından, tamamen farklı bir şekilde ve yeni bir düzenle tekrar kurulacaktır. Bu yeni düzen, ahiretin başlangıcı olacak ve insanlar yeniden diriltilerek hesap için bir araya toplanacaktır.

"Her şey helak olacak, onun vechi müstesna" (Kasas Suresi, 28:88) ayeti de bu manayı teyit etmektedir bir kısım alimler bu ayete dayanarak her şeyin bir an yok olup tekrar var edileceğini söylemişlerdir. 

Ayette geçen "vecih" kelimesi Arapçada "yüz" anlamına gelir. Ancak tefsir geleneğinde bu kelime Allah'a nispet edildiğinde mecazî olarak, "Allah'ın zatı" veya "Allah'ın kendisi" olarak yorumlanır. Yani, her şey yok olacak, ancak sonsuz ve ebedî olan Allah'ın zatı baki kalacaktır.

"Altıncı Sualinizin Meâli: كُلُّ شَىْءٍ هاَلِكٌ اِلاَّ وَجْهَهُ ["Her şey helâk olup gidicidir-Ona bakan yüzü müstesnâ." (Kasas, 28/88)]. Bu ayetin ahirete, cennete, cehenneme ve ehillerine şümulü var mı, yok mu?"

"Elcevap: Şu mesele, pek çok ehl-i tahkik ve ehl-i keşif ve ehl-i velayetin medar-ı bahsi olmuş. Şu meselede söz onlarındır. Hem de şu âyetin çok genişliği ve çok merâtibi var."

"Ehl-i tahkikin bir kısm-ı ekseri demişler ki: 'Âlem-i bekaya şümulü yok.' Diğer kısmı ise: Âni olarak onlar da az bir zamanda bir nevi helâkete mazhar olurlar. O kadar az bir zamanda oluyor ki, fenâya gidip gelmiş hissetmeyecekler."(1)

Bazı âlimler ayette ifade edilen "yok olma" manasının cennet ve cehennemi içine alan beka âleminde olmayacağını söylüyorlar. Yani mana-yı muhalifi ile helak olma, sadece maddi âlemde tecelli edecek diyorlar.

Bazı âlimler ise, yok olma fiilinin maddi âlemle beraber cennet ve cehennemi içine alan beka âleminde de olacağını, lakin bu yok olma hali o kadar hızlı olacak ki kimse yok olduğunun farkında bile olmayacak, diyorlar.

Detaylı bilgi için linke tıklayınız:

https://sorularlarisale.com/kulwu-shain-halikun-ilwa-wajhahu-ayetini-ustad-hazretleri-nasil-tefsir-ediyor-yani-ahirete-sumulu-var-midir-eger-varsa

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...