"Sana bu simayı veren ve o simada böyle bir sikke-i rahmeti ve bir hâtem-i ehadiyeti vaz’ eden Zat..." ifadesini devamıyla açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsan şu kâinatın küçük bir misali, bütün mahlûkatın üstünde azametle tecelli eden isim ve sıfatların küçük mikyasta bir tecelli mahallidir. Yani; kâinatta ne kadar tecelli varsa, aynı tecelliler, insanın mahiyetinde de vardır. “Kâinatı küçültsek insan olur, insanı büyültsek kâinat olur.” denilmektedir.

Allah’ın kâinatta tecelli eden Rahmân ismi, küçük bir model şeklinde, insanın mahiyetinde de tecelli ediyor. Bu tecelli insanın mahiyetinde özellikle de simasında merkezileşiyor. Yani; diğer bir tabirle kâinat insanda, insan da simada toplanıp merkezileşmiş gibidir.

Göz, kulak, dil, burun, beyin gibi insanî vasıflar, hep insanın başında ve simasında toplanmışlar. Bu sıfatların hepsi âlemlere açılan pencereler hükmündedir. Her biri bir şefkat ve rahmet mührüdür. Yani; Allah’ın insana verdiği kıymet en bariz olarak insanın simasında görülmektedir. Bu da hem Allah’ın birliğine hem de rahmet ve şefkatine işaret eden bir mühür ve imza hükmündedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

karolin
Yani; Allah’ın insana verdiği kıymet ve şefkat, en bariz olarak insanın simasında parlıyor. Bu da hem Allah’ın birliğine, hem de şefkat sıfatına işaret eden bir mühür ve imza hükmündedir. .. Allah’ın birliğine delil nasıl oluyor?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Çünkü Allah'ın yedi ezeli sıfatı insanın simasında temerküz etmiş ve her insanın siması ayrı bir imtiyaz ile vahdeti ilan ediyor. Her insanın ayrı bir yüz kimliğe sahip olması ancak sonsuz ilim, irad ve kudret ile mümkündür. Bu yüzden her insanın yüzü vahdete ayrı ve parlak bir delildir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...