Block title
Block content

Altıncı Nükte

İçerikler

  1. "Bir şey bütün bütün elde edilmezse, bütün bütün terkedilmez." cümlesini yorumlar mısınız?

  2. İmam-ı Rabbânî Ahmed-i Farukî diyor ki: "Bir küçük mesele-i imaniyenin inkişafı, benim nazarımda yüzler ezvak ve kerametlere müreccahtır." Burada "imanın inkişafı", derken orada ne denilmek istiyor?

  3. "Bu kâinatın Hâlık-ı Zülcelal'i Kayyum'dur. Yani bizâtihî kaimdir..." Allah'ın "Mukim", "Kaim" ve "Kayyum" olmasını izah eder misiniz?

  4. "Eğer kâinattan bir dakikacık olsun o nisbet-i kayyûmiyet kesilse, kâinat mahvolur." Burada, "dağılır" veya "parçalanır" demeyip "mahvolur" denilmesini açar mısınız?

  5. "Eğer kâinattan bir dakikacık olsun o nisbet-i kayyûmiyet kesilse, kâinat mahvolur." cümlesini izah eder misiniz?

  6. "Nisbet-i Kayyumiyet" konusunu açar mısınız? Konu ve olaylarda nisbet-i kayyumiyet nasıl işler?

  7. "Zât-ı Hayy-ı Kayyûm-u Zülcelâlin elbette hiçbir cihetle misli, nazîri, şerîki, veziri, zıddı, niddi olmaz ve olması muhaldir." Burada "zıd" kelimesi "benzer" manasını teyid etmek için mi kullanılmış; yoksa başka mana mı var?

  8. Allah'ın "ne zâtında ne sıfâtında ne ef’âlinde şerîki olmaması"nı açar mısınız?

  9. Allah'ın zatını anlamak mümkün mü?

  10. İnsan bir bina yapar daha sonra binayı kendi haline bırakır. "Eğer kâinattan bir dakikacık olsun o nisbet-i kayyûmiyet kesilse, kâinat mahvolur." Bu ifadenin dayanağı nedir?

  11. Cenab-ı Hakk'ın eksik ve noksandan münezzeh olmasını nasıl anlayabiliriz? Eserleri ne kadar mükemmel de olsa, zatının nihayetsiz mükemmelliğini anlatmaya yetmiyor gibi, bilgi verir misiniz?

  12. "Nihayetsiz, câmid zerrelerin ezeliyetlerini, belki ulûhiyetlerini kabul etmeye, mesleklerince mecbur oluyorlar." Zerreler hadsiz ve nihayetsiz midir, yoksa bu ifade kesretten kinaye midir?

  13. "... en nâzenin bir hulle-i îcâdâtı ve bir mâye-i masnuatı ve bir mezraa-i hububatı olan esir maddesini, cilve-i rububiyetine âyinedarlık ettiği için, masdar ve fâil tevehhüm etmişler." cümlesini öncesiyle açıklar mısınız?

  14. "Çünkü esir maddesi, maddiyyunları boğduran zerrat maddesinden daha lâtif ve eski hükemanın saplandığı heyulâ fihristesinden daha kesif, ihtiyarsız, şuursuz, câmid bir maddedir." Esir ve heyula hakkında bilgi verir misiniz?

  15. "Sırr-ı Kayyumiyetle en cüz'î bir fiil-i icadî, doğrudan doğruya bütün kâinat Hâlıkının fiili olduğuna delalet eden bir sırr-ı a'zamı taşıyor." nasıl bir fiilin, bütün kâinat Halık'ının fiili olduğunu gösterir?

  16. Bazı felsefeciler, "Allah kainatı yaratmış, daha bir şeye karışmıyor." gibi şeyler söylüyorlar. Allah'ın kainata müdahale ettiğinin delili nedir, bunu nasıl ispatlayabiliriz?

  17. "O arının bütün emsalinin bütün zeminde, aynı zamanda aynı fiile mazhariyetleri gösteriyor ki bu cüz'î ve hususi fiil ise ihatalı rûy-i zemini kaplamış bir fiilin bir ucudur." İzah eder misiniz?

  18. "Vücudun en kuvvetli mertebesi olan vücubun; ve vücudun en sebatlı derecesi olan maddeden tecerrüdün; ve vücudun zevalden en uzak tavrı olan mekândan münezzehiyetin..." cümlesini açar mısınız?

  19. "Vücudun en sağlam ve tagayyürden ve ademden en mukaddes sıfatı olan vahdet..." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?

  20. 1. Gördüğümüz varlıkları, zerrelerin çok hızlı hareket etmesinden dolayı katı şekilde algıladığımızı duydum. 2. Kayyumıyet sırrı kainattan çekilse, kainatın bir elma kadar küçüleceğini duydum, bunlarla ilgili tafsilatlı bilgi verir misiniz?

  21. Allah sonsuz güç ve kudret sahibidir. Kainatı yarattıktan sonra, neden yine kendi koyduğu kanunlara bırakmıyor?

  22. Allah, mahlukatı yarattıktan sonra kendi haline bırakmıyor, değil mi? Yani isim ve sıfatları ile -mesela Kayyum ismi ile- sürekli iş görüyor... Bu konuda bilgi verir misiniz?

  23. Kayyumiyet, Cenab-ı Allah'ın, her şeyi sürekli ayakta tutması, bir an bile elini çekse her şeyin harap olması anlamına mı gelmektedir?

  24. Kayyumiyet; her şeyi ve her mahluku bütün keyfiyetiyle ayakta tutup, devamını temin eden anlamına gelen, Allah’ın bir şe’ni ve sıfatıdır. Peki kayyumiyet, ademî şeylerde ne tarzda oluyor?

  25. "Evet, bir zîhayatın cesedindeki zerrelerin herbir âzâya mahsus bir heyetle küme küme toplanıp dağılmadıkları ve sel gibi akan unsurların fırtınaları içinde vaziyetlerini muhafaza edip dağılmamaları..." paragrafını devamıyla izah eder misiniz?

  26. "Evet, sırr-ı kayyûmiyetin cilvesine bu noktadan bakınız ki, bütün mevcudatı ademden çıkarıp, her birisini bu nihayetsiz fezada..." Buradaki "nihayetsiz feza" ifadesini açar mısınız?

  27. "Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânın feyziyle, sırr-ı kayyûmiyet noktasında azîm, hadsiz bir hikmet, bir gaye göründü. Ve onunla, 'tılsım-ı kâinat' ve 'muammâ-yı hilkat' tabir edilen bir sırr-ı İlâhî anlaşıldı." ifadelerini izah eder misiniz?

  28. "Mevcudatın keyfiyat ve ahvalinde binler silsilelerin... Eğer o nuranî nokta-i istinada dayanmazlarsa, ehl-i akılca muhal ve bâtıl olan binler devirler ve teselsüller lâzım gelecek; belki, mevcudat adedince bâtıl olan devirler ve teselsüller lâzım." İzah?

  29. "Bu şey (hıfz veya nur veya vücud veya rızık gibi) bir cihette buna dayanır, bu da ötekine, o da ona... gitgide herhalde nihayetsiz olamaz, bir nihayeti bulunacak. İşte, bütün böyle silsilelerin müntehaları, elbette sırr-ı kayyumiyettir." İzahı?

  30. Yaratıcıyı, -haşa- Allah'ı yaratan olamaz mı? Risaleler ışığında cevaplar mısınız?

  31. "Faaliyet, ayn-ı lezzet olan vücudun tezahürüdür." cümlesini izah eder misiniz?

  32. Allah'ın, kendi sıfatlarını bizlere öğretmesindeki sebep nedir? Allah'ın sıfatlarını neden öğreniyoruz; bunları bilmek bizim için ne kadar önemlidir?

  33. "Nihayetli mahdud bir şeyden nihayetsiz levhaları ve bir tek şahıstan pek çok şahısları ve bir hakikattan pek kesretli hakikatları göstermek..." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?

  34. Hakiki bir hüsün, hakiki bir kemal, hakiki bir cemal arasında ne fark vardır?

  35. "Umum zîhayatlarda, bu dünyada ihkak-ı hak etmek nev’i tamamen ve haksızlara ceza vermek nev’i ise kısmen sırr-ı adaletin icrasından olmakla..." cümlesini izah eder misiniz?

  36. "Unsurları madenler mertebesine, madenleri nebatlar hayatına, nebatları rızık vasıtasıyla hayvanların derece-i hayatına ve hayvanları, insanların şuurkârâne olan yüksek hayatına çıkarıyor." cümlesini izah eder misiniz?

  37. "İşte, her bir zîhayatın zâhirî bir vücudunun zevâliyle ruhu, mahiyeti, hüviyeti, sureti ve misalî vücutları ve ilmî ve gaybî mevcudiyetleri ve cesed-i necmîsi ve gılaf-ı ruhu gibi kendinden alınmış..." İzah eder misiniz?

  38. "Kâinatı bir faaliyet-i daime ile tağyir ve tebdil eden zâtın, elbette kendisinin de mütegayyir ve mütehavvil olması lâzım gelir." soru ve cevabını izah eder misiniz?

  39. Allah'ın kudreti önce kainatı sonra insanı yarattığına göre, kudrette değişiklik olmaz mı? Yarattığı şeye göre değişmez mi? Risaleler ışığında bir cevap vermenizi bekliyorum.

  40. Tegayyür edenin, ne için mutlaka sonu olsun ki?

  41. "Bütün kâinatın mevcudatını böyle durduran, beka ve kıyam veren ism-i Kayyûmun bu cilve-i âzamının arkasından bak." cümlesini yorumlar mısınız? Özellikle "arkasından bakmak" tabiri ile ilgili açıklama yapar mısınız?

  42. Allah için Üstad zaman zaman "vücut" sıfatını kullanıyor. Aynı zamanda Allah'ın zati sıfatlarından olan "vücut" sıfatını nasıl anlamamız lazımdır? Ayrıca "Kıyam bi nefsihi / Allah'ın varlığı kendindendir" diye ifade ediliyor. Bunu da açıklar mısınız?

  43. "İsm-i Ferd’in cilve-i âzamı, bütün kâinatı enva’ıyla, eczasıyla bir vahdet içine alıyor; her şeyin alnına bir sikke-i vahdet koyuyor; her şeyin yüzüne bir hâtem-i ehadiyet basıyor." cümlesini izah eder misiniz?

  44. "... Yani, kâinatın ekser hikmetleri, maslahatları, gayeleri insana baktığı için, güya insandaki cilve-i kayyûmiyet, kâinata bir direktir." İnsanı kainata direk yapan vazife nedir?

  45. İsra suresi 70. ayette, "Biz insanı yarattıklarımızın çoğuna üstün kıldık..." diyor; yani insandan üstün varlıklar da mı var kainatta? Risalelerde bu konuyla ilgili bilgi var mı?

  46. Kayyumiyet cilvesi insanda nasıl tezahür ediyor? Vahidiyet ve celal ile ehadiyet ve cemalin kullanılmasındaki hikmeti izah eder misiniz?

  47. "Hem bu maddî mide gibi hayatı da bir mide yapmış." Buradaki mide-hayat" benzetmesini izah eder misiniz?

  48. "İnsanın bu ehemmiyetli câmiiyetidir ki, Zât-ı Hayy-ı Kayyûm, insana, bütün esmâsını ihsas etmek ve bütün envâ-ı ihsânâtını tattırmak için öyle iştahlı bir mide vermiş ki, o midenin geniş sofrasını hadsiz envâ-ı mat’umatıyla kerîmâne doldurmuş." izah?

  49. "İnsaniyet midesinden sonra, hadsiz geniş diğer bir sofra-i nimet açmak için, İslâmiyet ve iman akidelerini, çok rızık ister bir mânevî mide hükmüne getirip..." Devamıyla izah eder misiniz?

  50. "Ve bilhassa o midedeki muhabbet-i İlâhiye zevkinin daha başka bir dairesi var." Söz konusu bu daire hakkında bilgi verir misiniz?

Yükleniyor...