Altıncı Nükte
İçerikler
-
"Bu risaleyi okuyan eğer mütefennin değilse Birinci Şua’yı okumasın, ikinciden başlasın veya ahirde okusun." Mütefennin olmak nedir, Birinci Şua ile arasındaki bağ nasıldır?
-
"Bir şey bütün bütün elde edilmezse, bütün bütün terkedilmez." cümlesini yorumlar mısınız?
-
"Bir küçük mesele-i imaniyenin inkişafı, benim nazarımda yüzler ezvak ve kerametlere müreccahtır." İmanın inkişafı ile izah eder misiniz?
-
"Kayyumiyet-i İlahiyeye işaret eden ayetler..." Otuzuncu Lem'a, Altıncı Nükte'nin başındaki ayetlerin Kayyum ismi ile münasebetini izah eder misiniz?
-
"Bu kainatın Halık-ı Zülcelali kayyumdur, yani bizatihi kaimdir, daimdir, bakidir..." Birinci Şua'nın Kayyum ismi ile münasebetini izah eder misiniz?
-
"Bu kainatın Halık-ı Zülcelal'i Kayyum'dur. Yani bizatihi kaimdir..." Allah'ın "Mukim", "Kaim" ve "Kayyum" olmasını izah eder misiniz?
-
"Eğer kainattan bir dakikacık olsun o nisbet-i kayyumiyet kesilse, kainat mahvolur." Burada "dağılır", "parçalanır" denmeyip "mahvolur" denilmesinin sebebi ile izah eder misiniz?
-
Allah'ın "ne zatında ne sıfatında ne ef’alinde şeriki olmaması"nı açar mısınız?
-
"Yalnız, mesel ve temsil suretinde şuunat-ı kudsiyesine bakılabilir. Risale-i Nur'daki bütün temsilat ve teşbihat, bu mesel ve temsil nevindendirler." İzah eder misiniz?
-
"Maddiyyun denilen bir kısım ehl-i dalalet, zerrattaki tahavvülat-ı muntazama içinde hallakıyet-i İlahiyenin ve kudret-i Rabbaniyenin bir cilve-i azamını..." İzah eder misiniz?
-
"Nihayetsiz, camid zerrelerin ezeliyetlerini, belki uluhiyetlerini kabul etmeye, mesleklerince mecbur oluyorlar." Zerreler hadsiz midir, yoksa bu ifade kesretten kinaye midir?
-
"Esir maddesi, maddiyyunları boğduran zerrat maddesinden daha latif ve eski hükemanın saplandığı heyula fihristesinden daha kesif, ihtiyarsız, şuursuz, camid bir maddedir." Ne demektir?
-
"En cüz’i bir fiil-i icadi, doğrudan doğruya bütün kainat Halıkının fiili olduğuna delalet eden bir sırr-ı azamı taşıyor." Sebeplerin birer perde olduğunu örneklerle izah eder misiniz?
-
"O arının bütün emsalinin bütün zeminde, aynı zamanda aynı fiile mazhariyetleri gösteriyor ki bu cüz'i ve hususi fiil ise ihatalı ruy-i zemini kaplamış bir ..." İzah eder misiniz?
-
"Vücudun en kuvvetli mertebesi olan vücubun ve vücudun en sebatlı derecesi olan maddeden tecerrüdün ve vücudun zevalden en uzak tavrı olan mekandan..." İzah eder misiniz?
-
Kayyumiyet, Allah'ın her şeyi sürekli ayakta tutması, bir an bile elini çekse her şeyin harap olması manasına mı geliyor?
-
"Bir zihayatın cesedindeki zerrelerin her bir azaya mahsus bir heyetle küme küme toplanıp dağılmadıkları ve sel gibi akan unsurların fırtınaları içinde vaziyetlerini muhafaza..." İzah eder misiniz?
-
"Fatır-ı Zülcelalin cilve-i esmasını bildirecek birer ayet, birer mektup, birer kitap, birer kaside hükmünde olarak, manalarını hadsiz okuyucularına ifade etmesidir." Ne demektir?
-
Üstad “hakikat usandırmaz” dediği halde, neden burada “bu hikmet kafi gelmedi” diyor?
-
"Sırr-ı kayyumiyet noktasında azim, hadsiz bir hikmet, bir gaye göründü. Ve onunla, 'tılsım-ı kainat' ve 'muamma-yı hilkat' tabir edilen bir sırr-ı İlahi anlaşıldı." Ne demektir?
-
"Evet, sırr-ı kayyumiyetin cilvesine bu noktadan bakınız ki, bütün mevcudatı ademden çıkarıp, her birisini bu nihayetsiz fezada..." Buradaki "nihayetsiz feza" ifadesini açar mısınız?
-
"Sırr-ı Kayyumiyetin cilvesine bu noktadan bakınız ki, bütün mevcudatı ademden çıkarıp, kıyam ve beka verip..." ifadesinde ademden çıkarmaktan bahsediliyor. İzah eder misiniz?
-
"Telefon, telgraf silsilelerinin merkezi ve santral direği hükmünde olan sırr-ı kayyumiyette..." Temsili izah eder misiniz?
-
"Eğer o nurani nokta-i istinada dayanmazlarsa, ehl-i akılca muhal ve batıl olan binler devirler ve teselsüller lazım gelecek." İzah eder misiniz?
-
"Gitgide, herhalde nihayetsiz olamaz, bir nihayeti bulunacak. İşte, bütün böyle silsilelerin müntehaları, elbette sırr-ı kayyumiyettir." İzah eder misiniz?
-
"Zaman seylinde mütemadiyen çalkanan ve kafile kafile arkasından gelip geçen mahlukatın bir kısmı bir saniyede gelir, derakap kaybolur..." Ne demektir?
-
"Hayret verici seyahat ve seyeran-ı mevcudat, o sefer ve seyelan-ı mahlukat öyle bir intizam ve mizan ve hikmetle sevk ve idare edilir..." İzah eder misiniz?
-
"Faaliyetin her nevi, cüz’i olsun külli olsun, bir lezzet verir. Belki her faaliyette bir lezzet var. Belki faaliyet ayn-ı lezzettir..." Devamıyla izah eder misiniz?
-
"Sırr-ı kayyumiyete bakan hadsiz faaliyet-i İlahiyedeki hikmetin ikinci şubesi: Esma-i İlahiyeye bakar." Buranın kayyumiyetle alakasını izah eder misiniz?
-
"Hakiki bir hüsün, hakiki bir kemal, hakiki bir cemal" arasında ne fark vardır?
-
"Nihayetli mahdud bir şeyden nihayetsiz levhaları ve bir tek şahıstan pek çok şahısları ve bir hakikattan pek kesretli hakikatları göstermek..." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?
-
"Kainattaki hayretnüma faaliyet-i daimenin hikmet"lerinin birinci ve üçüncü şubesi arasındaki fark nedir?
-
"Mezkur düsturların her biri birer kaide-i esasiyedir ki, kainatta ve alem-i insaniyette cereyan ediyorlar. Bu kaidelerin esma-i ilahiyede cereyan ettiklerini gösteren üç misal" nerededir?
-
"Umum zihayatlarda, bu dünyada ihkak-ı hak etmek nevi tamamen ve haksızlara ceza vermek nevi ise kısmen sırr-ı adaletin icrasından olmakla..." İzah eder misiniz?
-
"Nebatları rızık vasıtasıyla hayvanların derece-i hayatına ve hayvanları, insanların şuurkarane olan yüksek hayatına çıkarıyor." İzah eder misiniz?
-
"Zahiri bir vücudunun zevaliyle ruhu, mahiyeti, hüviyeti, sureti ve misali vücutları ve ilmi ve gaybi mevcudiyetleri ve cesed-i necmisi ve gılaf-ı ruhu gibi kendinden alınmış." İzah eder misiniz?
-
"Kainatı bir faaliyet-i daime ile tağyir ve tebdil eden zatın, elbette kendisinin de mütegayyir ve mütehavvil olması lazım gelir." soru ve cevabını izah eder misiniz?
-
"Kanındaki ‘küreyvat-ı hamra ve beyza’ tabir ettikleri,.. Mevlevivari iki hareket-i muntazama ile hareket ediyorlar." Alyuvar ve akyuvarların iki hareketiyle izahı nasıldır?
-
"Kainatın mevcudatını böyle durduran, beka ve kıyam veren ism-i Kayyumun bu cilve-i azamının arkasından bak." Ne demektir?
-
"İsm-i Ferd’in cilve-i azamı, bütün kainatı envaıyla, eczasıyla bir vahdet içine alıyor; her şeyin alnına bir sikke-i vahdet koyuyor..." İzah eder misiniz?
-
"Kainata tecelli eden kayyumiyetin cilvesi, vahidiyet ve celal ... İnsanda dahi, kayyumiyetin cilvesi, ehadiyet ve cemal noktasında tezahürü var." Ne demektir?
-
"Kainatın ekser hikmetleri, maslahatları, gayeleri insana baktığı için, güya insandaki cilve-i kayyumiyet, kainata bir direktir." İnsanı kainata direk yapan vazife nedir?
-
"Melaikeler onları o zevkle bilemezler." Melekler cismaniyette tecelli eden esmayı biliyor fakat zevk mi edemiyorlar, izah eder misiniz?
-
"Esmasını ihsas etmek ve bütün enva-ı ihsanatını tattırmak için öyle iştahlı bir mide vermiş ki, o midenin geniş sofrasını hadsiz enva-ı matumatıyla kerimane doldurmuş." İzah eder misiniz?
-
"Hem bu maddi mide gibi hayatı da bir mide yapmış." Buradaki mide-hayat benzetmesini izah eder misiniz?
-
"İnsaniyet midesinden sonra, hadsiz geniş diğer bir sofra-i nimet açmak için, İslamiyet ve iman akidelerini, çok rızık ister bir manevi mide hükmüne getirip..." Devamıyla izah eder misiniz?
-
"Ve bilhassa o midedeki muhabbet-i İlahiye zevkinin daha başka bir dairesi var." Söz konusu bu daire hakkında bilgi verir misiniz?
-
"Kainatta münteşir bütün enva-ı nimeti insanla tanzim etmek. Ve insanın menfaati ipiyle tesbih taneleri gibi tanzim eder..." İzah eder misiniz?
-
"Zat-ı Hayy-ı Kayyumun hitabatına, insan, camiiyeti haysiyetiyle en mükemmel muhatap olmak" ne demektir?
-
"İnsan, kendi acz-i mutlakıyla Halıkının kudret-i mutlakasını ve derecatını ve aczin dereceleriyle kudretin mertebelerini hissetmektir..." Devamıyla izah eder misiniz?
-
"Birisi: Esma-i İlahiyenin ayrı ayrı nakışlarını kendinde göstermektir... İkinci yüzü: Şuunut-ı İluhiyeye ayinedarlık eder..." Ayinedarlığın iki yüzünü izah eder misiniz?
-
"Şuunat-ı İlahiyeye ayinedarlık eder. Yani, kendi hayatıyla Zat-ı Hayy-ı Kayyumun hayatına işaret ettiği gibi, kendi hayatında inkişaf eden sem’ ve basar..." İzah eder misiniz?
-
"İnsan hayatında bulunan ve inkişaf etmeyen ve his ve hassasiyet suretinde galeyan eden ve kesretli bir surette olan çok ... Şuunat-ı kudsiyesine ayinedarlık eder." Ne demektir?
-
"Evet, nasıl ki insanın anasırları kainatın unsurlarından ve kemikleri taş ve kayalarından ve saçları nebat ve eşcarından ve bedeninde cereyan eden kan..." İzah eder misiniz?
-
"Kuvve-i hayaliyeleri alem-i misalden..." Hayal, nasıl alem-i misalin bir küçük numunesi oluyor?
-
"Her bir cihazı bir alemden haber veriyorlar." cümlesine örnek verebilir misiniz?
-
"İnsan, küçük bir mikyasta, kainattaki hakaik-i imaniyeyi şuhud derecesinde gösterebilir." cümlesini izah eder misiniz?
-
"İnsan, baki kalmak için bir dar-ı bekaya girecek ve o bakilere refakat için ebede gidecek ve o ebedi cemal ve o sermedi kemal ve daimi rahmete,.." İzah eder misiniz?
-
"Ebedi bir cemal, fani bir müştaka ve zail bir dosta razı olmaz... Ebede gidip baki kalmazsa, fıtratındaki cemal-i sermediyeye karşı olan esaslı muhabbet yerine adavet bulunacaktır." Ne demektir?
-
"İnsandan dahi en büyük maksud ve en kıymettar müntehap ve en parlak ayine-i Ehad ve Samed, elbette Ahmed-i Muhammed'dir." İzah eder misiniz?