"Musibet ve şerler ise, Saltanat-ı Rububiyetin, adetullah namı altında ve külli iradelerin mümessilleri olan umumi ve külli kanunları..." Cümlenin geçtiği yeri izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Elcevap: Ne kadar iyilik ve güzellik ve nimet varsa, doğrudan doğruya o Cemîl ve Rahîm-i Mutlakın hazine-i rahmetinden ve ihsanat-ı hususiyesinden gelir. Ve musibet ve şerler ise, saltanat-ı rubûbiyetin, âdetullah namı altında ve külli iradelerin mümessilleri olan umumi ve külli kanunlarının çok neticelerinden tek tük cüz'î neticeleri olmasından, o kanunlar cereyanının cüz'î muktezaları olduğundan, elbette külli maslahatlara medar olan o kanunları muhafaza ve riayet etmek için, o şerli, cüz'î neticeleri dahi halk eder."
"Fakat o cüz'î ve elîm neticelere karşı, imdâdât-ı hassa-i Rahmâniye ve ihsanat-ı hususiye-i Rabbâniye ile musibete düşen efradın feryatlarına ve beliyyelere giriftâr olan eşhasın istiğaselerine yetişir. Ve fâil-i muhtar olduğunu ve her bir şeyin her bir işi, onun meşîetine bağlı bulunduğunu ve umum kanunları dahi daima irade ve ihtiyarına tâbi bulunmalarını ve o kanunların tazyikinden feryat eden fertleri, bir Rabb-i Rahîm dinlediğini ve imdatlarına ihsanıyla yetiştiğini göstermekle; Esmâ-i Hüsnânın kayıtsız ve hadsiz cilvelerine hadsiz ve kayıtsız bir meydan açmak için o külli âdetullah düsturlarının ve o umumi kanunların şüzuzâtıyla ve hem, şerli cüz'î neticeleriyle, hususî ihsanat ve hususî teveddüdat, yani sevdirmekle hususi tecelliyat kapılarını açmıştır." (Şualar, İkinci Şua Üçüncü Makam.)
Küllî hayırları netice veren kanunun, bazı cüz’î şerleri ve zararları da olabilir.
Mesela; yağmurun yağdırılması, büyük ve külli hayırları, binlerce güzel neticeleri ve hikmetleri tevlid eden bir kanundur. Bu kanun sayesinde bitkiler neşvü nema buluyor, toprak nice hayatlara annelik ediyor. Yağmurun biraz fazla yağdırılması durumda bazen sel baskınları olabiliyor. Evlerini dere kenarlarına yapan bazı insanlar zarar görüyor. Hâlbuki yağmurun yağdırılması yüzde doksan dokuz hayır ve güzeldir. Yüzde biri de zahiren şer ve çirkin gibi duruyor. Bazı kimselerin evini su bastı, tarlasına zarar verdi diye; “‘Yağmur rahmet değil, şerdir.” denilmez. Onun için hikmet ve hayır, küçük zararlara ve şerlere bakmaz, neticede hasıl olan külli hayra bakar.
Yağmurdan zarar gören insanların, malı sadaka hükmüne geçer, vefat eden olursa şehit mertebesine yükselir. Ama Allah umumi yağmur kaidesini asla bozup değiştirmez. Bu misali diğer sahalara da tatbik edebiliriz.
Allah, sadece cemal ismini tecelli ettirse, yüzde bir şer gelmesin diye bu kanunu kaldırsa, o zaman yüzde doksan dokuz güzellikler ve hayırlar yok olacak, daha büyük zararlar ve çirkinlikler meydana çıkacaktır. Ayrıca diğer isimleri de kendi mana ve tecellilerini ifade edemeyecek. Öyle ise Allah, bu külli hayır ve güzelliklere vesile olan kanunun devamına müsaade edecek ve cüzi şer ve zararları da başka türlü telafi edecek. Yani kâinatın umumi düsturları ve kanunları mağdur olanları da hususi şefkat ve inayetle memnun ediyor.
Ateşin faydalarından biri yemeklerimizi pişirmesidir. Onun en büyük ve en mühim vazifesi ise; cehennemde kâfirleri, müşrikleri ve din düşmanlarını yakması olacaktır. Şeytan ateşten yaratıldı, kendini üstün görüp kibirlendi, Âdem’e secde etmediği için ilahi rahmetten kovuldu ve arzusu üzerine kendisine kıyamete kadar insanlara musallat olma, onları yoldan saptırma izni verildi. Ona dokunan ve ona uyan yanar, dokunmayan, uymayan ve onunla mücadele eden ise manen terakki eder, Rabbinin rızasına nail olur.
Şeytanlar, meleklere ve hayvanlara musallat olmadığı için onların makamları sabittir. Eğer insan nefsine kötülüğü emretme vasfı verilmemiş olsaydı ve ona şeytan musallat edilmeseydi, insanların manen terakki etmeleri söz konusu olmaz, dereceleri de meleklerdeki gibi sabit kalırdı.
Bu müsabaka meydanında firavunlardan enbiyaya kadar uzun bir terakki mesafesi vardır. Nefis ve şeytanla mücadele cennet gibi ebedî bir saadeti netice verir. Eğer şeytan ile mücahede olmasaydı elmas ve kömür hükmündeki kabiliyetler aynı mertebede kalırlardı. Kabiliyetler bu mücahede sayesinde inkişaf etmektedir. Demek şeytanın yaratılmasında büyük hikmetler gizlidir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Bu soruya başka örnekler de verir misiniz? Allah cc razı olsun