"İsm-i Cemil ve Kerim'in bir cilvesi olan fiil-i tezyin ve ihsan ve ism-i Rab ve Rahim'in bir cilvesi olan fiil-i terbiye ve in’am, bu daire-i azam-ı âlemde..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kâinatta her bir fiil, bir hakikate dayanıyor.

"...Hakikî hakaik-i eşya, esmâ-i İlâhiyedir. Mahiyet-i eşya ise, o hakaikin gölgeleridir..." (Sözler, 32. Söz, Üçüncü Mevkıf)

Eşyanın kendileri gibi hadiseler de esma-i ilahiyeye dayanmaktadır ve onların tecellileridir.

O zaman kâinattaki her bir fiil ve icraatın temelinde ve arka planında bir veya daha fazla isim hükmediyor demektir. İşte Üstad Hazretleri burada bu hakikate işaret ediyor.

Mesela, kâinattaki tezyin fiili, yani her şeyin harika bir güzellikte yaratılması, Allah’ın Müzeyyin ismine ve Cemil ismine dayanıyor. Yine kâinattaki nihayetsiz ikram ve ihsan fiilleri, Allah’ın Kerim, Mün’im, Muhsin gibi çok esmâsına dayanıyor. Bütün canlıların terbiyesi, beslenip büyütülme fiilleri, Allah’ın Rab isminin bir tecellisidir.

Bütün bu fiiller ve bu fiillerin dayandığı isimler, Allah’ın ezelî, ebedî ve bir tek olan Zat-ı Akdes'ine işaret edip ispat ediyor. Yani fiil isme, isim de zata işaret edip ispat ediyor. Kâinatta bu fiillerin haddi hesabı yoktur. Bu da Allah’ın varlığına ve birliğine işaret eden delil ve burhanların çokluğuna işaret ediyor.

Üstad Hazretleri bu hakikati şu şekilde özetliyor:

"İşte, bütün âlemdeki âsâr-ı sanat ve bütün mahlukat, her biri birer eser-i mükemmel olduğundan, her biri bir fiile ve fiil ise isme isim ise vasfa ve vasıf ise şe'ne ve şe'n ise zata şehadet ettikleri için, masnuat adedince, bir tek Sâni-i Zülcelâlin vücub-u vücuduna şehadet ve ehadiyetine işaret ettikleri gibi, heyet-i mecmuasıyla, silsile-i mahlukat kadar kuvvetli bir tarzda bir mirac-ı marifettir. Hiçbir cihette içine şüphe girmeyen müteselsil bir burhan-ı hakikattir." (Sözler, 33. Söz, On Sekizinci Pencere.)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 6.431
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

mtahir42

Neden Bir Tek Fiil Diyor Üstad Hazretleri? Yani hepsi bir fiili gösteriyorlarsa Neden tek isim değil veyahut 6'sıda İsmi Azam olan ismi mi gösteriyor?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Üstad Hazretleri'nin bu ifadelerde "birtek fiil" vurgusu yapmasının temel sebebi, kâinatın bütününde görülen icraatın parçalanamaz bir bütünlük arz etmesidir.

Bunu şu iki temel noktayla özetleyebiliriz:

İntizamın Bölünmezliği (Sikke-i Vahdet)

Kâinattaki temizlik (tanzif), rızık verme (in'âm) veya ölçü (mizan) faaliyetleri birbirinden bağımsız, kopuk işler değildir. Örneğin, bir canlının vücudundaki temizlik fiili, aynı zamanda onun rızıklanmasıyla, hikmetle donatılmasıyla ve adaletle ölçülendirilmesiyle iç içedir. Eğer bu fiiller farklı ellerden çıksaydı, sistemde çatışma olurdu. Üstad, hepsinin aynı fabrikanın çarkları gibi uyumlu çalışmasına "birtek fiil" diyerek, bu fiillerin arkasındaki failin de (Allah) bir olduğunu ispat eder.

İsimlerin Farklılığı, Zatın Birliği

Neden tek isim değil de farklı isimler zikrediliyor? Çünkü her bir isim, o tek olan Zat'ın farklı bir sıfatını ve tecellisini bize tanıtır.

Hakîm: İşin faydalı ve hikmetli olduğunu,

Adl: İşin ölçülü ve dengeli olduğunu,

Kuddûs: İşin temiz ve nezih olduğunu gösterir.

Özetle farklı isimler, aynı sanat eserindeki farklı güzellik ve özellikleri (renk, şekil, koku gibi) ifade eder; "birtek fiil" tabiri ise bu özelliklerin hepsinin aynı anda, aynı sanatkâr tarafından icra edildiğini ve kâinatın bir bütün olduğunu vurgular. Yani hepsi ayrı pencerelerdir ama aynı güneşe bakarlar.

1
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...